... Yabancı sermayeye kapıları ardına kadar açarak kul köle oldunuz. Fikre ve ilme [düşünce ve bilime] gümrük duvarları çektiniz. Bu marifetiniz yetişmiyormuş gibi, şimdi de bir kök tutturmuşsunuz: kökü dışarda, kökü içerde, kökü havada ve sizin gibi kökü suda. Çok muzip adamsın vesselam. Nereden de bulursun bu acaiplikleri?
... Neden bizim kökümüz dışarda? Biz hürriyetin yüzüne çul mu örttük? Biz cebimizde firar pasaportları ve sahte nüfus kağıtları mı taşıyoruz? Cüzdanlarımızda yabancı bankaların hesap defterleri mi var?
... Neden bizim kökümüz dışarda? Tapuları karımızın üzerine yapılmış apartımanlarımız mı var? Biz bu millete uşaklarımızla, bendeganımızla, dalkavuklarımızla, metreslerimizle mi bağlıyız? Biz bu vatana apartımanlarımızın oturduğu toprak parçası ile mi bağlıyız?
Biz misalini [örneğini] dahi gördüğümüz ve her gün kula­ğımıza bir haberi uçurulan dayak, yağma, talan, ölüm, zindan ve sürgün pahasına da olsa milletin menfaatine [çıkarına] olan hakikatleri söyleyeceğiz. Bunun için mi kökümüz dışarda?
Sizden her zaman daha kolay elde edebileceğimiz refahı tep­tiğimiz için, lütfedilen sandalyeleri kafalarında parçalayacağımız, tavsiye edilen menfaat ve rütbeleri suratlarına fırlatacağımız için mi kökümüz dışarda?
... Ellerim rahattır Cemil Barlas, sana reyvermediler.
Bir şeycikler demem Vatan, Millet, namus gibi mukaddes kelimelerin, manalarıyla değil, yalnız lafızlarıyla Milleti en hassas yerinden avlamak arzusu ile keselerine ve menfaatlerine köle yapmak isteyen ve bize kökü dışarda diyenlerin kökleri kurusun, topunuzun köküne kibrit suyu!
Ellerim bahtiyardır [mutludur].
Ellerim ve sen Cemil Barlas!
Mehmet Saydur
Sayfa 45 - pdf/Çınar Yayınları, Aziz Nesin,