Evet her ölüm erkendir.
Ama 18le 90 arasında bir kaç nesil farkı var,
15te kanser ol, ömrünün baharında ölümle burun buruna gel.
18 de günlerin sayılsın
Oysa Hakan, daha çocuk...
Avurtları çökmüş, yüzünde eski bir tebessüm
Yarına dair hiç bir şey yok
Bir yarın daha var mı
Hayatta mücadele edilecek ne varsa kaybedilmiş
Ertelemek değil, bitmek üzere bir hayat
Okulu geçememek, üniversiteside bir yıl uzatmak, yada tam evlenecekken bir aksilik olup başka bir tarihe ertelemek gibi değil
Her şeyi silmek, hiç okula gidememek bu
Top oynayacak, misket yuvarlayacak yaşta oysa
Daha sevecek, ayrılacak
Bir süre arabesk şarkılar dinleyecek
Her sabah aynada saçını jöleleyip beğendiği kıza açılmak isteyecek
Yani yaşayacak yaşta, umut denen yokluğu yaşatacak yaşta
3 yıl boyunca bir ümit, iyi olacak düzelecek..
Düzelmedi, her gün bir önceki günün özlemi içinde yavaş yavaş eriyor oysa.
Her zaman gülen, biraz haylaz ama saygılı
Daha çocukken büyümek, çocukken ölmek ne kadar yakışır bir insana
Orta okul sırasında, uçurtma yapmalıydı
Kavga etmeli, küsmeli, barışmalıydı
Öğretmen olmak bu kadar zor bazen
Bir çocuğa kızmayı özler mi insan
Arada azarlamayı, bazen oturup konuşmayı
Ona bir şeyler verme telaşını, geleceğe dair
Şimdi ne verebilirim, bir dünya hayat, bir dünya söz kaldı boğazım da
Yutkunamıyorum
Her şey boğazımda kalıyor
Ona verecek çok şey varken her şey anlamsız
Oysa şimdi yatağında ölümü bekliyor, lise sırasında olması gerekirken
Teneffüs zilini beklemek, beden dersinde maçın başlamasını öğretmenin serbestsiniz demesini beklemesi gerekirken
Ölümü beklemek
Bir yarın daha varmı bilememek
Umut edememek
Ölmek için erken, yaşamak için çok geç denilen şey bu işte
İşte Hakan her gün biraz daha erirken
Ve ben hiç bir şey yapamıyorum
Ne kadar güçsüz ve aciz olduğu mu görüyorum.
Öğrencim Hakan için dua edin...
Dua her kapıyı açar.