Egemenlik ve güç tutkusu peşinde koşan beyaz adamın, acımasızca yok ettiği Çerokilere ithaf edilen bu kitap...
diye başlıyor kitabin arka kapak yazısı.
Kitapta ayrımcılık ve zulüm nasıl anlatılıyor olabilir diye düşündüm.
Böyle gözümüze gözümüze sokmadan, kafamıza vura vura değil de ,bu kadar naif bu kadar ruha dokunur bir tarzla nasıl anlattın be adam? dedim yazara.
Bir büyükbaba var, eğitimsiz, yabani, ilkel.Torununu eğitiyor, ama ne eğitmek.Bu kadar az konuşma ,bu kadar sadelik içinde müthiş bir eğitim.Modernligimizden ve çok bilmişligimizden utandıracak tarzda.
Ve ölümler.Yine bizim bilmediğimiz, yaşamadığımiz,görmezden gelerek uzak durdugumuz ölüm anları. Hayatı tüm doğallığı ile okuyup yaşayan insanların,ölümüde aynı doğallıkla karşılamaları.
Küçük ağaç,
Gitmeliyim. Ağaçları hissettiğin gibi bizi de hisset. Seni bekleyeceğiz.Bir dahaki sefere daha iyi olacak. Hersey yolunda .
Büyükanne
Höyküre, höyküre ağladım.Daha ne diyeyim.