220 syf.
·24 günde·Beğendi·7/10
Kitabı ilk gördüğüm yıllar aslında çok önemseyip listeme dahil etmemiştim 'oyun oynamanın sanatı mı olur' diye ama öyle değilmiş aslında basit gibi gördüğümüz oyun hem fiziksel hem ruhsal, psikolojik olarak çok çok önemliymiş.
Kitabı ilk tuğba akbey inan'ın bi postunda görünce merak edip geri yanlış düşüncemden vazgeçip listeme dahil etmiştim sonra okudum iyi ki de okumuşum dediğim kitaplardan biri oldu.
Kitabın bana en önemli artısı bi sorun olarak gördüğüm *ağlamaların* aslında bambaşka nedenleri ve sonuçları olduğunu öğrenmem oldu. Ağlamanın iyileştirebileceğini aslında ilk tuğba akbey inan ın kitabında okumuştum ama o yetişkinler için denmişti çocuklara yönelik hiç düşünmedim ve ağlamalarını hep bastırmaya çalıştım. Kitabı okurken farkettim bunu ve kızım ağlarken artık onu susturmak için uğraşmaktansa ya izin veriyorum ağlamasına yanında olarak ya da oyuna dönüştürüyorum o anı misal ağlayıp yerde dönüyor ya biraz da buraya ağla olmadı biraz da şu tarafa ağla sağdan soldan ağla oh oh diyo dansa başlıyoruz o da tabii ağlamaktan vazgeçip gülmeye başlıyor
Aslında biz zorlaştırıyoruz işimizi daha doğrusu kendi adıma konuşim bn zorlaştırıyorum; o an baskıyla çocuğun duygusunu ifade etmesine engel oluyorum neden çünkü ağlıyor ve ağıt her zaman hemen susturulur düşüncesi yerleştirilmiş beynimize malesef.. Ama o an biraz ağlamasına müsade edip sonra oyuna dönüştürsek biz de çocuk da çok rahatlayacak ama bunu o an yapmak çok zor geliyor baskı kurup susturmak her zaman daha kolay görünüyor öyle gördüğümüz için..
Ayrıca ağlama kadar kahkaha atmanın da fiziksel ve ruhsal olarak önemini bilmediğimi farkettim. Bağışıklık sistemini güçlendirir diyor misal, fiziksel rahatsızlığı azaltır.. En zararsız ve doğal ilaçmış aslında ağmamak ve gülmek bunu öğrettiği için aletha hanıma allah tan hidayet diliyorum
Oyun oynama kısmına gelince çok şükür ki sebep ve sonucunu bilmesem de bu oyunların çoğunu oynuyoruz. Artık bilincinde olarak oynamak daha pozitif sonuç verir diye umuyorum hem onlar hem benim için. Oyunları oynama sanatını öğrenmiş oldum yani onu da bilmek gerekiyormuş
Gıdıklama olayını bn de ilk bu kitapla öğrendim çok yaptığımız bi oyun babasıyla, daha dikkatli olucam bu konuda inşallah.
Bazı oyun düşüncelerine katılmadım tabii misal "küfürlü kelimeleri başkası duymasa da içinde kalmasın yine de söyle tarzında yaklaşım, terk eden ebeyni veya kötü öğretmeni oyuncak üzerinden hayal edip vurarak öfkesini atmaya teşvik eden oyunlar.. tabii onların kültür ve dini bizimkinden farklı o yüzden beğendiğim bölümleri aldım beğenmediklerimin üzerini çizdim.
Kitabın son bölümündeki "yetimhanede büyüyen bebekler ce-eee oyununa hiçbir şekilde tepki vermez hiç kimseyle bağlanmadıkları için ayrılık korkusu yaşamazlar " cümlesi beni çok üzdü.. (Bebekler dokunulmadan büyürse sonunun ölümle bile sonuçlanacağını *doğmamış çocuğun gizli yaşamı* kitabında okumuştum ilk, özellikle hamile olanlara kesinlikle tavsiye ederim ) Keşke her bebek bi anne sıcaklığı şefkati görerek büyüse.. Göremeyenler yetişkin olunca göremediklerini anlayamıyor ve gösteremiyor bunun sonucu o kişiden çevreye virüs gibi yayılıyor katı kalplilik, duygusuzluk, sevgisizlik malesef..

Hasılı kitap basit bi konu olarak görünmesine rağmen oyunun aslında ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatmış oldu bu yüzden çok beğendim kitabı. Aletha hanımla da ilk tanışmamız oldu kitap, dilini, sorun-çözüm yöntemlerini beğendim.
Şimdi de *Tavsiye edilecekler* listeme girdi