Gönderi

 ‘İnsan acelecidir’ diyor Rahman-ı Rahim. Her birimiz, ömür boyu, defalarca bu sözü doğruluyoruz. Annelikte de öyle. Acele ediyoruz bebeğimizin yatağını ayırmaya; annesinin kokusuyla teskin olmaya muhtaç yavrumuzu daha bir yaşına bile gelmeden ‘kendi uyumaya alışsın’ deyip yalnız bırakıyoruz. Acele ediyoruz okula başlatmaya; daha ruhsal doğumu gerçekleşip kırk ayını görmeden evinden hızlıca ayrılsın diye bekliyoruz. Acele ediyoruz öğretmeye, anlatmaya; kurallara uyma becerisinin olmadığı, empati mekanizması çalışmadığı, hayata başkasının penceresinden bakamadığı dört yaş öncesinde ‘Arkadaş bulsun, sosyalleşsin, kurallara uysun, paylaşsın’ istiyoruz. Acele ediyoruz okutmaya yazdırmaya; daha okula yeni başlamışken ‘Ayy neden okuyamadı, neden yazamadı, arkadaşlarının gerisinde mi kaldı’ diye karalar bağlıyoruz. Her çocuğun kendine ait bir hızı olduğunu unutuyoruz. Acele ediyoruz karara bağlamaya; yavrumuz dönemi gereği inatlaşıp tuttururken ‘Ayy bu çocuk çok inatçı, hiç söz dinlemiyor’ deyip etiketleri peşi sıra yapıştırıyoruz. Zaten öyle diyor Rahman-ı Rahim, ‘insan acelecidir’ diye söylüyor. Biz de diyelim ki; Rabbim hepimizin ruhuna sakinlik, dinginlik ve suhulet versin, mümkünse acilen😌
1000Kitap
·
6 Gösterim
1 Yorum
Yazdıklarınızı okurken kızımla son 3,5 yılımız, gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti .
Çoğu kişide böyle olacağını düşünüyorum
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.