9/10
·224 syf.··
2019 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2019 15:16
BİZDEN DEĞİLSEN EZİLMEYE MAHKUMSUN! Yazar sonradan müslüman olmuş biri. Müslüman olmadan önce sol düşünceler üzerine dünya genelinde ün yapmış ancak müslüman olduktan sonra yazılı basın ve görsel medyada etkili siyonist yahudilerinin baskısına maruz kalarak sesini duyuramaz hale gelmiş. Tıpkı Batı’nın üstün medeniyet anlayışında birilerini zenginleştirirken dünyanın geri kalanını köleleştirmesi gibi. “İnsanlığın Medeniyet Destanı” na gelirsek konusu “medeniyet” olan bir kitabın içeriğinin de tüm insanlığın tarihi kadar dolu olmalıydı ancak yazar özet bilgiler ile yetinmiş. Dünyanın bütün coğrafyalarındaki ilk medeniyetler (MÖ’den önce ortaya çıkmış Zerdüstlük, Buda, Hinduizm) sonradan gelişen Grek, Roma, Pers, eski Amerika kıtası medeniyetleri ve İslam medeniyeti, uzakdoğuda Çin ve Japon medeniyetlerine dair bilgiler mevcut ancak her başlık altındaki bilgiler 1-2 sayfa etmiyor. Kitap içerisinde verilen bilgiler sayfaların alt kısmında dipnot şeklinde kaynakları gösterilerek verilse “araştırma” kategorisinde yayınlanan kitap değerini arttırmış olacak sanki. 200 küsur sayfa ancak “şöyle bir sıksanız” 100 sayfaya iner. Kitap bu yönü ile bende fazla bir doygunluk bırakmadı kaldı ki internet üzerinden dünya medeniyetlerine ilişkin bir dolu kaynak bulmanız çok kolay Paragraflar arası 3, yer yer 4-5 tab yapılıp boşluk bırakılmış, kimi sayfaların tam ortasına ünlü bir düşünürün, tarihçi veya bir felsefecinin sözünden, bir şiirinden alıntı yapılıp “destansı” bir hava da katılmış. DİĞER TARAFTAN YAZAR ASIL VURUCU MESAJI SONUÇ KISMINDA VERİYOR... İnsanlığın bilgiye ulaşma uğruna ortaya çıkardığı medeniyet yolculuğunda gelinen bu aşama; tanrıyı yok sayan (veya eksik hesaba katan deizm) ve tabiatı horgören, aklı üstün tutan sömürgecilik adı altında yapılan katliamlarla saf aklın ürünü teknolojik gelişmişlik seviyesidir. Evet Batı medeniyeti bilgiye ulaşma, bilim ve bunların sonucu olarak elde ettiği teknoloji ile refaha ulaşmış olabilir ancak bunun geriye kalan insanlığa yansıması kan ve gözyası olmuştur. Günümüz insanının anlaması gereken şudur: Bilgi salt insanın kendi aklı ile elde edilmiş bir güç olarak yeryüzüne yansıması halinde bunun neticesi insanlığın mutluluğu değil birilerinin, bir sınıfın kendini tatmini olacaktır. Bugün Batının zenginliği, Batı tarzı, Avrupalı, Süper Güç Amerika tanımlamalarının altında yatan bir başka medeniyetin/lerin kanlı gözyaşıdır. Bunun adının da “gözyaşı sahiplerince” gelişmişlik olarak algılanıp hayat tarzı olarak benimsenmesi (mukallitlik) asıl düşünülmesi gereken traji-komik taraftır. Kitabın sonuna geldiğimde elde kalanlar... Kim bilgiye ulaşmak için uğraşmış, bağnazlıktan (ve skolastik düşünce) uzak kalarak objektif olaya yaklaşmış o taraf bilim ve teknoloji alanında ileri seviyelere ulaşmış. Örneğin İslam medeniyetinin bilim alanında ilerleyişi Hint ve Çin’den en eski tekniklerin, bilgilerin alınıp İslam’a uyarlanıp geliştirilmesi ile olmuş ve Batıya üstün gelinmiş ve İslam medeniyeti Güney Avrupa’ya Endülüs yolu ile taşınmış. Daha sonra bu bilgiler savaşlar ve ticaret yolu ile Batı’ya ulaşmış ancak Rönesans ve Reform adı altında kapitalizm dini yaratılarak sömürgecilik anlayışı ile güçlülerin daha güçlenmesine neden olmuştur. Gelinen noktada medeniyetlerin birbirini etkilemesi doğal bir süreç. Savaşlar ve ticaret bunun en temel taşıyıcı kanalları. “İslam gericiliktir” veya “ Batı İslam’ı taklit etmiştir” demek tarafsız bir bakış açısı değil, holiganizmdir. Gerçek olan da şudur ki gerek İslam medeniyeti, Uzakdoğu, Çin, İran, Hindistan gerekse eski Amerika (Aztek, Mayalar, İnkalar) medeniyetleri her zaman gelişimlerini tabiat ile barışık halde yapmıştır. Batı ise devşirdiği bilgi ve gelişmişliği insanlığın ve tabiatın yıkımı, bazı seçilmiş sınıfın refahı için kullanmıştır ve kullanmaya devam etmektedir. Günümüzün imrenilen batı dünyası kan ve gözyaşı üzerine kurulmuştur. İnsanoğlunun yaratılış gayesine ters olarak kutsalı dışlayıp sırf aklı ön plana alarak kurulan bir medeniyet insanın fabrika ayarları ile oynayıp cihazı bozmasından başka bir şey değildir. YAZAR KURTULUŞ REÇETESİNİ VERİYOR... İnsanoğlu bilimin getirisi son teknoloji ürün silahlar ile tabiata karşı donanmış vaziyette. Artık bu saatten sonra insan, diğer canlılar ve de doğanın bitmesi istenmiyorsa medeniyetler arası barışın sağlanması gerekiyor, diyor. Ama nasıl? Bunun için insanlığın medeniyet yolundaki gelişimini, tarihini doğru kaynaklardan öğrenmiş, ahlakı üstün tutan; insanı, doğayı, eşyayı seven yeni nesil beyinlere ihtiyaç var. Bu kirli dünyayı temizleyecek temiz zihinlere...
İnsanlığın Medeniyet DestanıRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 20181,961 okunma
··
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.