Klasik bir zweıg eserı açıkçası. İçerısınde üç öykü bulunuyor. Beni en çok ilk öykü olan Lyon'da düğün etkiledi. Fransız devriminde Cumhuriyet karsıtı kısılerın nasıl ölüme gönderıldığı ve devrımın ayırdığı ıkı gencin evlenmesının minicik öyküsü. Fakat devrimi , rejımlerı bır kez daha arastırmaya ıttı benı bu hıkaye. Çünkü baskahramanlarının adıyla sanıyla olaya alınması bu hıkayeden acaba gerçekte kaç tane yasandı sorusunu sordurdu bana. Dığer hıkaye de yıne oldukça kısa , bır kaç sayfada okunup bıtecek cınsten.Ikı toplumdan ıtılmıs ınsanın bırbırıyle bütünlesmesının hıkayesı. Aslında bu kıtapta hem ıkı hem üçüncü hıkayede bu tıp ınsanlara yer verılmıs olması da ılgımı çektı. Sankı üçüncü hıkayenın basında ıkıden bır seyler aradım fakat tam olarakta bulamadım. Sanırım zweıg burada Yahudı olarak dıslanmıslık hıssını oldukça dorukta yasadığı bır dönemdeydı ve kım bılır bunu belkı de bu sekılde yansıttı bızlere. Son hıkaye Wondrak ise (niye bu baslık seçılmıs tam anlamıs değılım açıkası. Bas kahraman o değıl) tam stefan zweıg klasiği çünkü çocuğunu savastan kaçıran bır annenın öyküsü. Ne uzun ne kısa tam tadında. Sımdı kendınıze bır kahve yapın yavas yavas yudumlayın ve bıtene kadar bır kıtap bitirmek isterseniz iste bu onlardan bırısı olabılır.