Giriş Yap
240 syf.
Emel ve bir yaş büyük ablası Esin'in öyküsü... Annesi babası ayrı hayatlarda... Anne baba diyemeden geçen çocuklukları, sevgiye aç küçük iki yürek; açta açıkta köy de, yıkık bir evde geçen yaşamları; temizliğe giderek bağlarda bahçelerde çalışarak karşılığında öğün yemek yemelerinin şükrünü yaşayan iki beden... Pencere önünde uzunca bekleyişlerinde düşlerden düşlere geçişleri? Kormaya, karanlıkta bırakılışlarına, yalnızlığa... alışmak için anne baba rollerine bürünmelerini? Geçen zamanlarının sorgulanmayışıyla herşeyi daha ağır eden bir yan... iki kardeşi ayırma çabaları Esin bir süre sonra nereye neden gider? Emel hayata kim için nasıl tutunur, neleri başarır hayatında? Yılları nasıl geçer? ne zaman ve kimlerle çocukluğunun geçtiği köye döner? Kimlerle karşılaşır? Neler yaşar? En son bir cümle toparlar beni "'üzgünüm' diyorsun, bu sefer daha derinden geliyor söylediklerin, işe şimdi TANRI'DAN GELENİ SÖYLÜYORSUN..." İste bu Emel'in herşeye herkese rağmen affetmenin büyüklüğü. Yalnızlığın tüm büyüklerin ayıpları...
Tanrı'dan Geleni Söyle
8.8/10 · 26 okunma