·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Mart 2008 00:00 2008 senesi lisede Felsefe dersinden dönem ödevi almıştım ve ödev olarak Lütfü Hocam bu kitabın özetini istemişti, işte kitapla tanışmam böyle oldu.
Kitabın sonlarına doğru Feridüddin ATTAR şu cümleyi kurmuştur. ''Eğer bu kitabı çok okuma imkanın olursa, şüphesiz sana her defasında bir o kadar güzel gelir.''
Son 2-3 yıldır her sene mutlaka okurum ve Feridüddin ATTAR'ın dediği gibi her defasında dah bir güzel gelir, altını çizdiğim mısralar çoğalır bu yüzden ısrarla tavsiye ederim mutlaka okuyun. Birçok baskısı var başka baskılardan okumak istesemde nasip olmadı her defasında Sedat Baran çevirisini okudum.
Kendimce yorumum; Kitapta Cenabı Hakk'ın emirlerine uymak ve aklı selimin gösterdiği yolda yürümek, bu yoldaki makamlarda karşılaşılan zorlukları ve zorluklardan alınan haz anlatılır. Yani bütün kötülüklerin kaynağı olan ve insanın en büyük düşmanı olan nefsiyle mücadelesi, nefsini makam makam terbiye edişi muhteşem bir dille, muhteşem bir teşbihle anlatılır.
Ve bu kısım Dostlarıma, birlikte yola çıktığım insanlara daha çok bağlanmamı sağladı ki çok şükür bu zamana kadar kimseyi yarı yolda bırakmadım. Hüdhüd'ün Cevabı kısmında makamlardan birinde geçen bir olay. Şeyh ve Müridleri yollarında iken Şeyh bir Hristiyan kıza aşık olur kızın şartı Şeyhin Hristiyan olmasıdır ve Şeyh Hrisyan olur ve Mürideleri onu terk ederek yoldan dönerler. Şeyhin Kabe de dirayetli bir Müridi vardı. O, diğer Müridlere Şeyhi sordu Müridler olanı biteni anlattı. Şeyhin o Müridi şaşırdı, yüzü sarardı ve zar zar ağladı.
Müridlere dedi ki: ''Ey Hakk yolunda olgunlaşmamışlar! Vefakarlıkta ne ersiniz ne de avrat.
Böyle bir günde işten düşmüş dosta, yüz binlerce dost gerek.
Madem sizler gerçekten Şeyh'inizin dostuydunuz neden ona yardım etmeyi seçmediniz.
Utanı, dostluk bu mudur? Hak birlik bu mudur? Vefakarlık bu mudur?
Şeyh beline bağlamak için zünarı ( Müslüman olmadığını belirtmek için takılan kuşak. ) eline aldığı zaman sizler de zünnarı elinize alsaydınız.
Bilerek kendisini terk etmemeliydiniz, hep birlikte Hristiyan olmalıydınız.
Bu yaptığınız ne dostluğa ne de vefaya sığar. Bu münafıklıktan başka bir şey değildir.
Dostuna gerçek dost olan kimse, dostu kafir olduğunda kendisiyle birlikte kafir olandır.
Gerçek dost kötü günde belli olur. İyi günde yüz binlerce dost bulunur.''
...
Bu sözlerin üzerine Müridler Şeyhlerinin yanına doğru yola koyuldular. ...
devamı da okuyunca öğrenin artık.
Bundan dolayıdır ki eşe, dosta hep ve ilk olarak bu kitabı hediye etmişimdir.
Son olarak bu kitap hakkında yorum yapmak, eleştirmek, övmek haddim değil bu yüzden bu güne kadar inceleme yazmak istememiştim. Feridüddin ATTAR Affola.