134 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Benim canım efendilerim, sultanlarım, sevgili okurlarım!(sf.53)

Buyur üstadım, canım yazarım… Seninle hasbihal etmek ne de güzeldi.

Sorular sordun, cevapladın. Şunu öğrettin: Sorgulayın, sorgulayın ki yazacak bir şeyleriniz olsun. Soru sormadan olmaz dedin. Aldık mesajını…

Kudüs şairi Nuri Pakdil, samimi, candan ve içimizi ısıtan; soyadında da yazıldığı gibi o pak ve berrak dili, üslubuyla okurlarını kucaklıyor ve yazma eyleminin birçok yönünü, kendi yazı serüvenini ana hatlarıyla örnek yazılarla okuyucularıyla paylaşıyor.

Dört kitaptan oluşan Bir Yazarın Notları serisi’nin ilki olan Bir Yazarın Notları 1,  bir fasıl şeklinde diyebilirim. Serinin diğer kitaplarına da hazırlık. Nuri Pakdil’i ümmet bilinci ve İslami hassasiyetleri yönüyle dertli bir kalem, dava adamı; özellikle Kudüs meselesinde bilinç oluşturmaya çalışmasıyla bir özgüven, dirilme ve kendine gelme şuuru oluşturma çabası, bunların hepsi yazma eylemine iten ve sesini yazısıyla duyurma gayreti sonucu tüm yazı serüvenine yolculuk etmek için bizleri bu muhteşem eserle başbaşa bırakıyor.

Malumunuz yakın zamanda kaybettik usta kalemi. Ne yazık ki bu dünyadan bir kalem daha göçtü gitti. Bize ise yine yazarların en güzide mirasları kaldı. Bize düşen o mirasların hakkını verip en iyi şekilde istifade etmek.

Eserin içeriğine gelecek olursak eğer; Nuri Pakdil, yazı sürecinin nasıl olması gerektiğini, kendisinin yaşadığı sıkıntıları örneklerle anlatıyor. Şartlar ne olursa olsun yazmaktan vazgeçmemenin yazının temel şartı olması gerektiğini söylüyor. Buna çeşitli örnekler vererek düşüncesini destekliyor. Örneğin, Bitlis’te askerlik yaptığı zaman yazma eyleminden uzak düşmesine rağmen hissettikleri ne şartlarda yazı yazdığı. Yazarın en büyük öğüdü: ne olursa olsun emek vermekten vazgeçmeyin! Emeği de yazıda ‘korunak’ diye ifade etmektedir.

Birçok yazarın da değindiği gibi, bir iç yolculuktur yazmak. Kendi içinden hareketle kendini dinlemek ve yazma eyleminden vazgeçmemektir. Bu iç yolculuk için de en iyi yol arkadaşı tabiki de kitaptır…Yazma eylemini başarılı bir şekilde yapmak istiyorsak okumaktan vazgeçmemeliyiz. Farklı yazarların üslubundan yazma alışkanlığından örnekler vererek yazı denen eylemin binbir emekle gerçekleştiğini açıklıyor. Dostoyevski’den, Sartre’den Sheakespeare’den bahsederek üsluplarını yazmak için hangi çilelerden geçtiklerini anlatıyor.

Yazma eyleminin elbette kolay olmadığını ifade ederken emek verip vazgeçmemeyi, pes etmemeyi ve ne olursa olsun hangi şartta ve durumdaysa tek kelime de olsa yazmanın çok çok önemli olduğunu söylüyor. Yazar, mektup türüyle yazma alışkanlığı kazandığını da ifade ediyor.

122 sayfadan oluşan ve açık, anlaşılır bir üslupla herkesin anlayacağı tarzda yazılan eser yazma bilincine sahip olmak isteyenlere örnek teşkil edecektir.

 Kısaca bu eserden çıkarılacak dersler:

-          Emek, emek, emek..

-          Azim, inanç, sebat

-          Okumak, okumak, okumak

-          Yazmak, Kendine güvenmek ve inanmak.

 Büyük bir heyecanla serinin diğer kitaplarını da okumayı bekliyorum. Kitaba alınan Nuri Pakdil’in alıntı yazılarının birçoğu da okunmaya değer.

Yazarın tekrarokunması gerektiğini söylediği bir eser vardır Kırmızı ve Siyah. Okunacaklar listesine alacağım bir kitabım daha oldu.    

Kitapla kalın, hoşça kalın!