·312 syf.····Okunma: 22 Ocak 2020 16:53 Betül Güçlü’nün tüm kitaplarını okumuş biri olarak ilk çıktığı günden beri bu kitabını da okumak istiyordum. Betül her yazdığı kitapta o kadar naif aşkları ele alıyor ki insan hayran kalıyor. Her karakterini ayrı ayrı sevdiriyor. Hepsinin yeri çok ayrı.
Bu kitapta da birbirleri hakkında iyi düşüncelere sahip olmayan ve bunu mektuplarında iğneleyici bir dille dile getiren Ecrin ve Cemil Meriç’i okuyoruz. Başlangıçta iğneleyici şekilde başlayan mektuplar zamanla daha özel mektuplar haline geldi. Bu o kadar güzel ve yerinde oldu ki hiçbir şey abartılı değildi. İki karakterin atışmalarını çok sevdim. Yirmi birinci yüzyılda yaşayıp da birbirlerine mektup yazmalarına ise hayran kaldım. İnsanın sevdiğine mektup gönderesi geliyor. Mektuplaşmak zahmetli ama çok değerli bir şey bence. İkisinin mektuplarını okumak çok hoştu. İkili arasında başlayan aşk öyle naif öyle yalın ki insanı hiç sıkmıyor. Betül öyle güzel anlatıyor ki kitaptaki tüm duyguları içinizde hissediyorsunuz, sanki siz yaşıyorsunuz gibi oluyor. Kitaptan başımı kaldırdığımda gerçek dünyaya dönmem biraz vaktimi alıyor.
Kitabı çok severek okudum. Her bölümün başındaki kelimeler o kadar güzeldi ki. Bölüm isimlerinin bu kelimeler olmasına bayıldım. Bazılarını duymuştum bazılarını duymamıştım. Bana yeni ve anlamlı kelimeler kazandırdı.
Betül güçlü her kitabında kendini daha da geliştiren bir yazar. Bunu Sevgili Limon Çiçeği kitabında daha da iyi hissedebiliyoruz. Kitabı okumadıysanız bir an önce alıp okuyun.