Dönüş yolculuğunda bilmediğim mazide kalan dedikleri konuların bazı kısımlarını öğrenmiştim otobüs artık Antalya otogarında ( o dönem de Antalya otogarı Muratpaşa camisinin karşısında ) köyden hazırlanan erzak poşetleri çuvalları bavullarımız alındı evimizin yolunu tuttuk gidiyoruz .

Yuvamıza döndük artık ,
Abim yine her zaman ki gibi evin terasında kuş yakalama peşinde babamın ona yapacağı süprizden habersiz .

Annem memleketten getirdiğimiz çuvalları açıyor sağa sola mutfak düzenine göre yerleştiriyor

Annem elime pestil iliştirdi bizim oraların pestil ve kömesi meşhurdur ( şiddetle tavsiye ederim ) ben onu yiyorum abim ne gelmiş gitmiş diye bakıyor .

Babam gelin güvercinleri kutudan çıkartalım dedi.
Benim öyle güvercin e kuş a hevesim yoktur
Ama abim canını verir bu konularda farklı bir bağımlılığı var

Bunu duyan abim yerinde durur mu kudurmaya başladı.
Ben açayım. Ben çıkartayım diye
-Aman dikkat et kaçmasın
Uçup gitmesin diyerek evin terasında küçük bir oda var depo olarak kullanılan 2 çift güvercin i getirdik koyduk oraya yemiydi suyuydu
kapısı kapandı babam açmayın burayı çıkmasınlar sadece yemini suyunu verin bir kaç gün alışsınlar dedi .

-ABİM artık güvercinlerle nasıl bağ kurduysa nasıl bir heves varsa
Güvercin aşşağı güvercin yukarı
Sabahın ilk ışıklarında güvercinlerle
Okula gitmeden güvercin
Okuldan kanter içinde koşa koşa güvercin
Artık güvercinler alıştırılmıştı hanemize
Taklacı güvercinler gök yüzünde yükseklere tırnanıp takla ata ata süzüle süzüle inerlerdi aşşagıya bazen de komşuların evlerine konarlardı yada evlerin etrafındaki kavak ağaçlarına bazende garip bir şey olurdu .
Güvercin sürekli takla atardı hiç durmaksızın
Ve kendini yere atardı bir süre bekler sonra normale dönerdi .
Abim in günleri güvercin sevdalarıyla geçmeye başladı
Artık abimi çatılardan topluyorduk
Abi düşersin adamın umrunda değil
Oğlum in aşşagıya !!!
Yok sürekli çatılarda güvercinler kovalanmaya başladı artık belli iş çığrından çıkıyor. Annem. Sürekli kızıyor ne dir senden çektiğim. Bak oda çocuk omu abi sen mi abi bilemedim ben diye . Yer yer abimin çatılardan düşüşleri ,
Yada kiremitli çatılara çıkmaya çalışıp kiremitin kafasına düşmesi artık bıktırmıştı evladını sürekli bir yerinde hasarla gören annemi .

Bir akşam oturuyoruz komşular geldi ev baya kalabalık sohbetler havada uçuşuyor çaylar
Köyden getirilen pestil köme ikram ediliyor .

Komşumuz babama dönüp abi senin bu ufak varya bu ufak çok fena. Ne zaman çarşıya gitsek selekler işhanında bir bisikletçi var bizi sürükleye sürükleye oraya götürür bisikleti satan adamla pazarlık ederdi her hafta fiyatı aşşağı çekerdi babam gelecek gelince bana bisiklet alacak kaça bu bisiklet diye bizde utancımızdan dükkana gidemez uzakdan seyreder gülerdik dedi.

Babam sarıldı alayım oğluma bisiklet diye ,
Beni bir sevinç sardı herkes bak baban alacak sana bisiklet diye tebrik etmeye başladı beni .

Tabi sevinçden uyuyamadım hayallere kapıldım. Hangi renk alayım Sepetide olsun mu bisikletime parçaçıdan hangi süsleri alayım yıldız olandan mı yoksa boncuklardan mı ??

( sizce hangi renk bisiklet vede hangi süslerden almalıydım ) yorum bırakın lütfen .

Hayatımız derede akan su gibi akıp gidiyor Abim bir alev topu yerinde durdurmak ne mümkün babam bisiklet dedi ya ertesi gün hafta sonu günlerden cumartesi
Abim mahalle meydanında arkadaşları ile misket oynamış bütün herkesin misketlerini kazanmış arkadaşlarından birinin bisikletini. Misket karşılığında kiralayıp eve gelmişti
Bana gel hadi bin önüme gezelim dedi bende koşa koşa hadi hadi çabuk annem görmesin dedim .
Bindik büyük beldesan marka boynuzlu direksiyonu olan bordo renkli bir bisikletti
Bindik bir taşın yanında abiminde boyu yetmiyor
İncecik demir üstüne oturdum bende. Abim yarım pedal yarım pedal sürüyor derken hızlanmaya başladı abim konu nesne canlı araç gereç ne varsa dibine kadar yaşamak isteyen bir insan hep böyle olmuştur
Bu arada mahalle yolları ince asfalt dökülmüş üzeri mucur Oraya sürdü buraya sürdü derken beni artık korku sarmaya başladı ama birşeyde yapmıyorum direksiyonda abim var çünkü. Nasıl olduysa abim bir fren yaptı biz kendimizi yerde bulduk .
Abim birşey oldumu derken yanıma geldi abimin suratına bir baktım gülmeye başladım dişinin biri Malesef kırılmış 😂 birazcık kan
Tabi sonra bizi korku saldı gittik bisikleti verdik abim kimseye çaktırmıyor dişinin kırıldığını

Ama birşey unutuyor Böyle şeyler ANNEMDEN hiç kaçmadı 🙄
Annem bir çok annenin güdümlü terliği gibi. Özel güdümler içeren güdümlü süpürgesi vardı hep derdi süpürgenin kokuyla (ucuyla sarı çalı süpürgesi ucu yumru ) döverim . Nispeten öyle de oldu evire çevire dayağı yedik kurunun yanında yaşda yanmıştı .

Efendi uslu durmamanın zararlarını yaşamaya başlamıştık o günden sonra .

Babama bisikleti aldırmaya çalıştım ağladım zırladım günlerce babam alma niyetinde ama annem engel. Bak düştü dişlerini kırdılar al al düşüp kolunu bacaklarını da kırsınlar diye hayıflandı e normal annem abimden çok çekince kadın napsın bizim bisiklet işi yalan oldu babam almadı ama ben inat etmiştim bisikleti ne yapıp edip alacaktım. Gidip süslerini vik vikkk eden ördek kornasını da alıp takacaktım .
Düşünmeye başladım sıfır gıcır gıcır bisiklet çok para okadar harçlığım yok ne yapmalı

Bisiklet alabilmem için bir gelir elde etmem lazım .
Babamla inşaat A giderdim okula gitmediğim için İnşaatta bana çay demlemeyi öğrettiler ustalara ara ara çay demleyip götürüyorum ustalardan biri valan havu mıhları toplayıp sat hurdacıya da parasını git çikolata al dedi
Aslında güzel fikirdi aklımda yattı bisiklete giden yol açılmıştı bir anda

Bir iki üç şurda da Burdada derken ben 2 çuval kadar çivi topladım koşa koşa o ustanın yanına gittim dedim amca ben çivileri topladım kime satacağız gel bakalım ne kadar toplamışsın diye çuvalların yanına gittik usta çuvalları görünce vay babayın ağzına ha bunları sen mi topladın diye şaşırmıştı dur hele ben bi hal yolunu bulurum malzeme almaya giderken götürür satar parasını da sana gönderirim babanla dedi

Sevinmiştim birşeyleri başardığım için ama belimde çok ağrıyordu sürekli eğil kalk yapmakdan belki bir kaç bin kere eğilip kalmıştım onu yapmak zorundaydım da o BİSİKLETİ almak için .

Hava karar maya yakın dediler paşa yap bir çay İçek toparlanak mesai bitsin yeterdaaaa

Yaptım çayı herkes üstünü değişiyor çivi keser önlükleri çıkartılıyor

O usta babama döndü maşallah ne güzel evladın var işi buyur git dönüp arkana bakma bilki elinden gelenin en iyisini yapar Allah bağışlasın çivi toplattım o çivilerin parası habu deliiikanlının yevmiyesi PARASI ONUN HABERİNİZ OLA çaylar içildi arabaya binildi evlere gidiliyor

9.BÖLÜM HAYALLERİME KOŞMAK ZORUNDAYIM .!!!!
Devam edecek ...