“Neyse ne Uluzar! Sorun nerede? Ben hangi kısımda yardım edeceğim? Anlamadım.”
“Sorun şu ki... Abi, ben elimde çiçek falan taşımam,” dedi sıkılarak.
Demiralp arkasına yaslandı ve arkadaşını gaza getirmek için, “E taşıma Uluzar. Çiçek götürmek istemiyorsan ve Sümeyya öküz sever diyorsan götürme,” dedi.
“Birincisi, taşıma demekle olmuyor. Öyle sap gibi gidemem! İkincisi, niye öküz oluyormuşum? Belki o da yolda çiçek taşımayı sevmiyordur. Ben onu düşünüyor olamaz mıyım?” dedi Turaç ama kendi bile söylediğine inanmadı.
Demiralp tek kaşı havada, hafif gamzeleri çıkmış bir şekilde arkadaşına bakıyordu. Hafif bir alayla, “Bu söylediğine sen inanıyor musun Uluzar?” dedi.
Turaç bir of çekti ve sıkıntıyla yerinde kıpırdanarak, “Tamam ne diyorsan o. Çiçek mi alıyorum?” dedi.