Muhteşem bir kitap okudum film izler gibi Dorian Gray’in Portresini izledim bende
Yıllar sonra tekrar klasikleri okumanın güzelliğini böyle mükemmel kitaplara tesadüf edince daha mutlu oldum
Kitapta çok az karakterle ilerliyor üç ana karakter var biri genç ve yakışıklı Dorian Gray, ikincisi ressam Basil Hallward üçüncüsü de Lord Henry Wotton Ressam Basil , yakışıklı Dorian Gray portresini yaparken bütün sanatını o portre de konuşturur o anda çocuğun güzelliğine öyle övgülerde bulunur ki çocuk orda bir dua eder “portre gelip geçen ömrümün tüm yükünü sırtlasın da edebi gençliğim olanca ihtişamı sürsün “ Ve hikaye zaten bu duadan sonra başlıyor daha fazla detay vermek istemiyorum ama bu kitap bir başyapıt Kesinlikle içindeki cümleler psikolojik ve felsefik anlamda duyumsanırsa mükemmel bir algı çıkar ortaya
Ben Lord Henry’in düşüncelerine hayran kaldım ki yazar kendi düşüncelerini bir karekterle nasıl bu kadar güzel aktarmış diye düşünmeden edemedim ve kitabın ana konularından biri de Kibir !!! Kibir insanı yer yutar sonunda geride birşey kalmayana kadar.. Ve alıntılarım sığmayacak diye yorumlara da yazacam son olarak kitabın sonu da çok iyiydi
Kitap Alıntılarım
İçine duygu katılmış her portre sanatçısının portresidir aslında; modelin değil..
Kaderimde çok büyük mutluluklar ve çok büyük kederler olduğunu hissediyordum
Her mükemmel varlığın ardında da mutlaka bir trajedi vardı
Duyguların güzel yanı bizi yolumuzdan şaşırtmalarıysa , bilimin güzel yanı da duygusal olmayışıdır
Kitap okumayı öyle çok seviyorum ki hiç yazasım gelmiyor
Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını biliyorlar da hiçbir şeyin kıymetini bilmiyorlar
Çağı değiştiren şey ilkeler değil karekterlerdir
İyi şairler gerçek hayatta yaşamaya cesaret edemedikleri şeyleri şiire dökerler
İki insan türü muhteşemdir; herşeyi bilenler ve hiçbir şeyi bilmeyenler
Hayat nasıl da dramatik ! Şu yaşananları bir kitapta okusaydım oturur ağlardım