·572 syf.····Okunma: 11 Ocak 2019 12:46 · Her kitapta bir aşk hikayesi olmalı, insan ihtiyaç duyuyor buna, dikkat edilmesi gereken tek şey kitaplardaki bu aşk hikayelerinin kitabın merkezine oturmaması... Cümle biraz düşük oldu geri dönüp düzeltmek yerine şöyle açıklamaya devam edeyim, efendim şimdi yazar bize bir aşk öyküsü sunuyor, amenna... bu demek değildir ki elimizdeki kitap bir aşk romanı etc... Sadece kitapları daha çekici kılmak için, insanın merak etmekten hiç bir zaman vazgeçmeyeceği aşk temasını kitaba yerleştirmekten ibaret klişe bir yazarlık taktiği. Notre Dame ın güzelliği, aşk öyküsünün harükulade oluşunda gizli. Esasında Fransa'nın karanlık dönemlerini anlatmak için kaleme alınmış bu eserde seni beni onu bunu içine çeken ve kendine bağlayan, akıllarda unutulmaz bir tat bırakan aşk öyküsü, işte bu aşk öyküsü, ah ulan aşk öyküsü. Yani bazan derler ya: "Ne desem bilemedim şimdi" diye, öyle bir haldeyim. Çünkü bu pek izah edilebilecek bir aşk değil.
Esmeralda, güzelliği herkesin dilinde olan dilberimiz. Ve kamburumuz Quasimodo... Benim için bütün roman bu ikili etrafında dönüyordu, Esmeralda'ya aşık olan diğer rahip ya da Phoebus'un edebi hiç bir değeri yok...
Bazan oturup ağlasam diye düşündüm... Bazen ise sinirlendim insanoğlunun gözlerinin siyah beyaz göremiyor oluşuna. Her şeyin renkli olmasına lüzum yok. Tercihlerinden ötürü kimseye kızma hakkımız da yok sanırım.