Barbarlıktan sonra Sınıflı Topluma geçilince kadının ezilmesi daha da yaygınlaşmış ve katmerlenmiştir. Ve tüm sınıflı toplumlar boyunca da bu ezme ve sömürü kesintisiz biçimde süre gelmiştir. Bu toplumlarda ekonomik gücü elinde bulunduran erkek kadını köleleştirmiş, para karşılığında elde edilen bir meta durumuna indirgemiştir. Demek kadının alt edilmesinin nedeni ekonomik gücün erkeğin eline geçmiş olmasıdır. Bu güç yukarıda da gördüğümüz gibi Orta Barbarlığın Çoban Toplumunda, evcil hayvan sürülerinin erkeğin yönetimi altında birikmesi ile ya da erkeğin hayvan sürülerinin sahipliğini ele geçirmesiyle ortaya çıktı. Ve bu ekonomik güçten kaynaklanan sosyal güçle erkek kadını alt etti onun üzerinde egemenlik kurdu.

Öyleyse ekonomik güç yani üretim araçlarının mülkiyeti özel kişilerin (veya bir takım ayrıcalıklı kişilerin) elinde bulunduğu sürece, toplumda ezenler ve ezilenler, sömürenler ve sömürülenler olacaktır. Bu bir zorunluluktur. Tabi kadın da ezilmekten sömürülmekten kesince kurtulamayacaktır.
Zevk veren, çocuk doğuran, mutfak işlerini gören bir köle olarak, para karşılığında alınıp satılmaya katlanmak zorunda kalacaktır.Gelişkin kapitalist toplumlarda bile bu durum, bir gerçeklik olarak görmek isteyen her göze açık bir biçimde çarpmaktadır.Kadın erkek ilişkileri en gelişkin kapitalist toplumda bile salt çıkar ilişkilerine indirgenmiş durumdadır. Bu kadının ezilmişliğinin, bir meta durumuna dönüştü rülmüşlüğünün açık ve kesin bir kanıtıdır. Oysa kadın ve erkek arasındaki ilişkilerin (birlikteliklerin) aşka dayanması gerekir. Tüm çıkarlardan arınmış aşka dayanması gerekir. Ahlaki olan yalnızca budur. Bu türden birliktelikler (tabi evlilikler de bu birlikteliklerin bir bölümünü oluşturur)ise yaygın bir biçimde yalnızca sosyalist toplumda gerçekleşebilir. Çünkü sosyalist toplumda ekonomik güç özel kişilerin elinden alınmış ve tüm Topluma yaygınlaştırılmış, ya da tüm toplum bireylerine paylaştırılmış durumdadır..

Yani üretim araçlarının mülkiyeti özel mülkiyet biçiminden çıkarılarak, kolektif mülkiyet biçimine dönüştürülmüştür. Böylece de sosyal eşitsizlikler ortadan kaldırılmış olmaktadır.. Artık kadın ve erkekler birbirlerini seçerlerken yalnızca gönüllerinin sesini dinleyebileceklerdir. Böyle bir ortamı yalnızca sosyalist düzen sağlayabilir..