·608 syf.····Okunma: 03 Şubat 2020 00:40 Kitabı az önce bitirdim ve elimde çok fazla kitap olduğundan instagrama yorumu ne zaman gelir bilmiyorum. O yüzden buraya birkaç şey yazmak istedim. Çürük Vişne, neredeyse kitap okuyan tüm arkadaşlarımın oku oku diye baskı yaptığı bir kitaptı. Neden bu kadar ısrar ettiklerini anlamıyordum çünkü yazarın kalemine dair en ufak bir fikrim yoktu. Bu kadar ısrara rağmen çok çok büyük beklentiyle başlamadım çünkü hep en çok beklentiyi düşlediğim kitaplar hayal kırıklığına uğratmıyor beni. Ben de kitabı seveceğimi hissederek hayal kırıklığına uğratmasın diye orta bir beklenti ile başladım ve kitap tam da beklediğim gibiydi. Sadece birkaç hissettiğim olumsuzluklardan bahsetmek istiyorum onlar dışında sevdim çünkü.
En başta uyarmak isterim ki okurken rahatsız eden şeyleri yazıyorum. Yazarın kalemine lafım yok gayet akıcı ve titiz bir kalemi var. Belki yazdıklarımdan sonra öyle olması gerekiyordu falan da denebilir ama dediğim gibi okurken rahatsız eden şeyler...
İlk olarak yan karakterlerin çok dışta kalmış olmasından bahsetmek istiyorum. 608 sayfanın neredeyse tamamı Esila ve Asrın'a aitti. Çok nadir yan karakterler işin içine girdi ve ben yan karakterlerden hiçbirine en ufak bir yakınlık hissedemedim. Seri 5 kitap olacak bildiğim kadarıyla. Devamında neler olur bilmiyorum ama ilk kitap için bu böyleydi.
Bir de Esila'nın babası karşısında ilk başlarda çok çok güçsüz olmasına huzursuz oldum. Çünkü yerine kendimi koydum ve neredeyse yansımamı gördüm. Esila daha güçlü oldukça ben de daha güçlü hissettim ve bu güçsüzlüğü olumsuz hissettirse de devamında güçlenmeye başlaması mutlu etti.
Biraz da karakterlerde olumlu duygular hissetmek isterdim. Asrın'ın sürekli öfkeli, hırçın, duygusuz tavırlarına çok sinir oldum buna rağmen gayet de içinde şefkat ve sevgi barındırması şaşırttı yani.. Ve son olarak Asrın sana dair hep bir şüphem vardı, sürekli tavırların altında daha başka kötülükler çıkacak mı diye merakla bekledim ama çıkmadı. Çıkmaz da bu zamandan sonra diye umuyorum... Yine de o sonda yaptığın hiç olmadı ...