Ocak bitmiş Şubat gelmiş ben daha Ocak ayı okuduklarıma yorum yapamadım. Tembelliğin de bir sınırı olmalı ama yataktan kalkamıyorum maalesef aramızda oldukça ciddi bir ilişki oluştu. Neyse ki bugün kalktım tüm okuduklarımı çektim hepsine de yorum yapacağım. Az biraz buraları esir alıyorum.
Ayın ilk kitabı büyük ısrarla başladığım Avuntu kitabıydı. Biraz geç kaldım okumaya tabi ki adetimdir. Modası geçmeden asla okumam. Başta klasik bir dram gibi başlasa da devamında oldukça heyecanlı bir noktaya bağlandı. Sonu hakkında az biraz tahminde bulunsam da yine de şaşırdım. İkinci kitaba başlamak için sabırsızlanıyorum.
Natalie kendini şanslı olarak tanımlayacak kadar normal bir hayata sahiptir. Hayatının aşkıyla evlidir, hayallerindeki evde yaşamaktadır ve kısa bir zaman sonra aşklarının meyvesini kucağına alacaktır. Fakat bir gün hayatı tepe taklak olur. Deniz kuvvetlerinde asker olan kocası Aaron son görevinden sağ çıkamaz ve Natalie karnında bebeğiyle yirmi yedi yaşında dul kalır. Kocası öldükten kısa bir süre sonra dünyaya gelen kızı onun kendisini toparlanmasını sağlasa da asla eskisi gibi hissedemeyeceğinden emindir. Mutluluğun imkansız olduğunu düşünürken eski bir dost tekrar hayatına girer. Ölen kocası Aaron'un arkadaşı olan Liam genç kadını hayata döndürmek için çabalarken Natalie suçluluk içinde kalbini ona kaptırmaya başlar. Aaron hakkındaki sırlar birer birer açığa çıkarken Natalie kendini evliliğinin gerçekliği hakkında sorgulamaya başlar.
"Biz arkadaşız, Lee. Durmadan öpüşen iki arkadaş."
Gülümsedim ve titrek bir soluk verdim. "Seni öpmeyi seviyorum."
"Buna sevindim. Şimdi buraya gel ve ne kadar sevdiğini göster," Liam'ın boğuk sesi arzuyla doluydu.