Moskova'da köyde geçirdiği son aylar içinde, aradığı yanıtı materyalistlerde bulamayacağı kanısına varınca Eflatun'u,Spinoza'yı, Kant'ı, Schelling'i, Hegel'i, Schopenhauer'i yaşamı maddeci olmayan bir görüşle inceleyen filozofların hepsini
tekrar tekrar okudu.
Okurken ya da kendi başka doktrinleri –özellikle materyalist doktrini– çürüten deliller düşünürken bu filozofların düşünceleri işe yarar görünüyorlardı ona. Ama sorunların çözümünün nasıl olacağını okumaya ya da düşünmeye başlar başlamaz, hep aynı şey oluyordu.Ruh gibi, irade, özgürlük, maddenin özü gibi kesin anlamı olmayan sözcüklerin uzadıkça uzayan açıklamalarından giderek, filozofların ona kurduğu (ya da kendi kendine hazırladığı) söz tuzaklarına bile bile düşerek, bir şeyler anlar gibi oluyordu. Ama düşüncelerin yapay zincirini unutması, yaşamı bırakıp belirli bir düşünce zincirine bağlı kaldığında onu doyuran şeye dönmesi yetiyordu bütün bu yapının iskambil kâğıtlarından bir ev gibi birden yıkılmasına; bu yapının, yaşamda
akıldan önemli bir şeye bağlı kalınmadan, çeşitli anlamlar verilebilecek sözcüklerden kurulduğu gerçeğinin birden açıkça anlaşılmasına.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 979 - İletişim Yayınları