·350 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Şubat 2020 17:18 Klasik zengin kız fakir oğlan aşk hikayesi mi okuyorum diye başladığım ilerleyen bölümlerde çok yanıldığımı anladığım ve elimden bırakamadığım bir roman oldu.
Toplumsal sınıf farklılıkları ancak bu kadar naif bir dille anlatılabilirdi. Behzat küçük yaşlarda ailesini kaybetmiş ama azmedip tıp fakültesini kazanmış ve binbir güçlüğe rağmen okuyan, gururlu ve yardım sever bir gençtir. Fakültede görüp aşık olduğu Fernuş ise İran’ın en zengin ailelerinden birinin kızı olmasına rağmen hanımefendi kişiliği ve mütevazılığıyla ön plana çıkar. Kave, Behzat’ın can dostu, kitaba esprili üslubuyla renk katarken; dünyanın her yerinde ve her dönemde olduğu gibi dostuluğun önemi, aşkın sınır tanımazlığını bizlere gösterir. Fernuş’un yaptığı bir trafik kazası sonucu kitaba dahil olan Hidayet Bey’in hikayesi ise benim en sevdiğim bölümleri oluşturdu. Kitaba ismini veren Yasemin; Hidayet beyin yıllar önce aşık olduğu ve uğruna ömrünü adadığı kadındır. Hidayet beyin yetimhane anılarında göz yaşlarıma hakim olamadım. Çaldığı keman ile duygularını ifade edişi o kadar gerçekçiydi ki bu yaşlı adama gerçekten acıdım.