·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Şubat 2020 20:06 Yanlış hatırlamıyorsam bu uygulamaya (ya da internet sitesine) girdiğim ilk yorum (zaten en fazla 5 incelemem var, neyse) Adam Silvera'nın Bana Sadece Anılarımızı Bıraktın kitabıydı. O kitabı bitirdiğimde kalbim o kadar acıyordu ki kitap hakkında bir şeyler yazarak rahatlayabileceğimi düşünmüştüm. Yine aynı sebeple buradayım.
Öncelikle söylemek istiyorum ki kitabın adı sizi hiçbir şekilde sona hazırlamıyor. Yani ne olacağını hepimiz biliyoruz ama o anları okumak paramparça etti beni.
Kitabın ilk 277 sayfasında karakterlere bağlanmaya başladığım için biraz üzülmeye başlamıştım ama kalbim sağlamdı. 277. sayfaya geldiğimdeyse nasıl ağladığımı anlatamam, çok tuhaftı bir şey de yoktu cümlede ama paramparça oldum orada. Sanırım olacakları o cümlede kavradım.
Kitabı okurken sürekli Ölüm Habercisi olayının ne kadar korkunç olduğunu düşündüm. Böyle bir şeyin olmasını istemem sanırım çünkü düşünsenize gecenin üçünde birisi arayıp o gün öleceğinizi söylüyor. Çok korkunç. Cidden korkunç.
Karakterleri çok sevdim, özellikle Mateo'yu. Çok mükemmeldi ve Rufus'la ilişkileri kalbimi paramparça etti, özellikle son 70 sayfada.
Bu arada kitabın Bana Sadece Anılarımızı Bıraktın kadar kalbimde yer edeceğini sanmıyordum. Yanılmışım :) kitap sadece son 70 sayfası için bile kalbimde kocaman bir yer alırmış.
Not: Kitabı bitirmem biraz uzun sürdü tek sorumlusu okulun başlamış olması. Hiç kitap okuyamadım günlerdir.