Herkese merhabaa! Bugün size yazarın ilk kitabı olmasına rağmen tüm dünyada çok ses getirmiş bir kitabın yorumuyla geldim; The Book Of M! Öncelikle kitabın konusunu gerçekten çok özgün ve orijinal. Kitabın konusu dünyanın sonuyla, kıyametle ilgili fakat herhangi bir yaratık ya da zombi istilası gibi bir şey söz konusu değil. Dünyanın sonunun gelmesi gölgesini kaybeden insanlarla ilgili. Kitabımız Hemu adlı bir adamın Hindistan'da aniden gölgesini kaybetmesiyle başlıyor ve bu adam kameralar önünde çeşitli numaralar ve danslarla tüm dünyayı televizyon ekranlarına kilitliyor. Herkes Hemu'yu ilahi bir varlık gibi görürken, gölge kaybetme olayı dünyanın çeşitli yerlerinde de meydana gelmeye başlıyor ve insanlar gölgesini kaybeden diğer insan gruplarını da birer melek olarak görüp büyülenmeye başlıyorlar. Fakat bu hayranlık çok uzun sürmüyor çünkü dünyanın her yerinden insanlar teker teker gölgelerini kaybetmeye başlıyor ve tüm insanlık dehşet içinde oradan oraya kaçmaya başlıyor. Kitaptaki olaylar bu şekilde başlıyor ve kitap bir çok kişinin ağzından anlatılıyor fakat ana karakter olarak Max ve Ory'i gösterebiliriz. Max ve Ory birbirini seven iki insan, bir gün arkadaşlarının düğünündeyken Unutuş'un onların da şehrine uğradığını duydular ve olaylardan uzak kalmak için dağın zirvesindeki düğün yeri olan otelde kalmaya karar verdiler. Ta ki Ory'nin bir tanecik sevdiği Max gölgesini kaybedip, otelden ayrılana dek... Max otelden ayrıldıktan sonra Ory'nin onu aramaya karar vermesi üzerine bir çok olay gelişiyor. Kitabı okurken bazı yerlerde üzüldüm ve duygu patlaması yaşadım, bazı yerlerde çok şaşırdım. Fakat son 50 sayfadaki olaylar kadar hiç bir olay beni öylesine duygulandırıp şaşırtmadı.Herkesin okuması gereken bu kitabın yorumunu spoiler vermeden bitiriyorum.