Puan vermedi·302 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Şubat 2020 02:37 Bilinmeyen bir zamanda kimsenin bilmediği bir diyardan gelmiş,ailesi kimi kimsesi olmayan hatta kimsesi olmadığı için adını bile kendi koymuş,kısa,kıvırcık saçlı,iri gözlü birazcık ta korkutucu(bizlere göre) bir kız çocuğu Momo.İnsanlar Momo'yu kabul edip,sahipleniyorlar.Neden mi bu kimsesiz kızı sahipleniyorlar,çünkü;Momo o ana kadar kimsenin görmediği eşsiz bir insan,eşsiz bir dinleyici.Öyle bir dinleyici ki karşısındaki kim olursa olsun onun dinleme büyüsüne kapılıp,onun yürekten dinleyişiyle bülbül gibi şakıyıp,kendisini rahat hissederdi.Momo ne yapardı bu esnada elbette tüm yüreğiyle dinlerdi,karşısındakini.İşte böylece Momo arkadaşlıklar edindi.Momo arkadaşları ve çevresine dolup taşan çocuklarla harabe tiyatroda birbirlerine masallar anlatıp birbirleriyle kendi yarattıkları oyunları oynarken bir gün karşılarına duman adamlar çıkıverdi.Bu özür dilerim ama nasıl nefret ettiysem iğrenç duman adamlar insanları "zaman tasarrufu" diye bir söylencenin içinde eritip yoketmeyi amaçlamaktadır.Ve bu durum aslında insanlara hiç te kötü gelmemektedir.En nihayetinde zamandan tasarruf etmek neden kötü olsun ki öyle değil mi.İşte kitap tam olarak ta burda mesajlarını iletmeye başlıyor bizlere.Devamını anlatmayayım.
Pekala bizler zamandan tasarruf edelim derken başka nelerden tasarruf ediyoruz ya da başka neleri harcıyoruz.İnsanlar işleri yetiştirebilmek için o kadar fazla hızlılar ki.Hep bir yerlere yetişebilme telaşı.Ekpress mekanlar,ekpress yaşam tarzları,hızlı seyehatlar,hızlı eğitimler ne kadar da çoğalmış etrafımızda.Ne için hepsi zamandan tasarruf için.İmkanlar bu kadar fazlalaşmışken zamanımızı nasıl olur da yetiştiremiyoruz.Nasıl oluyor da herşeye geç kalıyoruz.O kadar hızlıyız ki ve zamanımız o kadar dar ki etrafımızda olup bitenleri,evimizin önündeki köpeği,penceremizin karşısında ki çiçeği,güneşin doğuşunu,güneşin batışını,kuşların şakımasını hatta hatta kendi bedenimizi bile farkedemiyor ve hissedemiyoruz.İşte Momo'nun mücadelesi,insanların zamanını çalıp onlara bunu "zaman tasarrufu" adı altında yutturmaya çalışan duman adamlara karşı.
Şimdi günümüze bakınca "Duman Adamlar" her yerdeler gibime geldi bana.Bazen bir oyun salonunda,bazen bir stadyumda,bazen bir caddede,bazen bir evde,bazen bir kürsüde,bazen okulda,bazen bir tablet yada telefon ekranında,kısacası insanın olduğu her yerde duman adamlar.Bizler mi evet bizlerin mücadelesi çok sığ kalıyor ne yazık ki.Neden mi çünkü Momo'nun da dediği gibi "Zaman yaşamın kendisiydi.Ve yaşamın yeri yürekti."Bizlerden sevgiyi,arkadaşlığı,dostluğu,yardımseverliği çalan duman adamlar zamanın yürekte kalmasını istemiyorlar.Ve bizler de zamanı yüreğimizde tutamıyoruz ne yazık ki.
M.Ende'nin de dediği gibi çocuklara ve çocuk kalmaya uğraşan büyüklere yazılmış bir öykü kitabı Momo.Çocuk kalmaya uğraşan bir büyük olarak okudum ve bir gün baba olursam eğer çocuğuma okutacağım ilk kitap olacak Momo.