·376 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Şubat 2020 13:28 Okumaya başladığım dakikadan itibaren yüzümdeki tebessümü hiç eksiltmeyen, aynı zamanda derin manada düşündüren, tadini çıkara çıkara okuduğum "Dahi ile Dar Kafalıların Felsefe Romanı”
Yazar Wieland, Abderalıların öyküsünü yazdığında, tarihte eski Makedonya’daki bir şehrin hikayesini yazdığını sanırken, aslında bizim, çevremizin yani insanlığın öyküsünü yazmış olduğunu ancak gelen tepkilerden sonra anlamış. Çünkü hepimiz aslında bağnazlıkta, tembellikte, aymazlıkta, akıl-fikir yoksunluğunda, saçma sapan davranışlarımızda Abderalıyız. O nedenle de aslında hepimiz Abdera’nın öyküsünde kendimizi buluyoruz..
Bende güçlü bir yatıştırıcı etkisi olduğu kesin. 18. yy da yaşamış aydınlanma döneminin bir yazarı olan Christoph Martin'in o dönemi oluşturan toplumun ve karakterinin üzerine mizahi bir biçimde yazdıkları bugün için hâlâ geçerli. Ne ülkeleri belirleyen sınırlar, ne insanları birbirinden ayıran diller, ne de bir gıdım erdemliliği sağlayamayan dinler; dünyanın her yerindeki insan ve davranışlarını seyrettirmek için okuyucuyu göğün yukarısına çeken ve onları (Abderalıları) okuyucuya karikatürize ederek yukarıdan seyrettiren çok güzel bir yapıt.