320 syf.
Hayatın hemen hemen her alanında bize yol gösteren, nasıl yaşamamız gerektiğini vurgulayan uzmanların en büyük manipülatörler olduğu konusuyla başlamış yazarımız. Buraya dikkat zira kendisi de bir uzman.. Uzman psikolojik danışman.

Öncelikle dünyadaki sosyal, ekonomik ve politik örneklerden bahsetmiş. Bu konuyla ilgili olan bir çoğumuzun haberdar olduğu deneyleri ve olayları açıklamış. Bunlar; miligram deneyi, ilaçların etkilerini araştıran deneylerin yine ilaç şirketleri tarafından finanse edildiği vurgusu, yıllarca Amerika'nın komünizm propagandası yapıp, Sovyetler dağıldığında bu propagandayı İslami Terör adı altında devam ettirmesi, Irak savaşını başlatmak için dünyaya nükleer silah algısı oluşturması, gibi gibi youtubeda da bolca bulunan örnekler..

Algı yönetimi ve amaçlarını bu örneklerle açıklarken, kendisi de kitabı okuyan üzerinde algı oyunlarına başvuruyor. Çalışan kadının tüm dünyada ve ülkemizde mutlu gösterilmeye çalışıldığını, aslında arka planda bunun doğru olmadığını, kendi seksist görüş ve fikirlerine başvurarak desteksiz çürütmeye çalışıyor. Seksist yaklaşımını her fırsatta dile getiren yazarımız korunmamızı söylediği manipülatif oyunlara ''kadına şiddet'' konusuyla devam ediyor. Kadına şiddet konusunun ülkemizde medya tarafından abartıldığı, cinayet rakamlarının şişirildiği haberleriyle algımızın yönetildiğini öne sürüyor. Bu konunun algı ve manipülasyon aracı olduğu gafletine düşerken konunun ciddiyetini yok sayan uzman eğitimci yazarımız cani hemcinslerini koruyarak kitabında algı aracı olarak kullanıyor.

Yurt dışında gerçekleşen pedofili vakalarını, eşcinsellikle bağdaştıran yazarımız yüzlerce haberi örnek gösterebiliyorken, ülkemizdeki kadına şiddet ve pedofili vakalarının haberlerdeki çokluğunu abartılı buluyor.

Eşcinsellik konusuna da takmış olan yazarımız muhafazakar Amerika'nın bugünkü ahlaki çöküntüsünün sebebi olarak Alfred Kinsey'in raporunu göstermiştir.

Amerika'da yayınlanan rapora göre çeşitli insanlara sorular yönlendirilerek cevapları gizli tutulup, eşcinsel ilişki yaşamış, mastürbasyon yapan, evlilik dışı ilişki yaşamış insanların, yüzdeleri hesaplanarak toplumun cinsellik haritası çıkarılıyor. Yazar neredeyse kitabın yarısında bu rapordan bahsederek, ahlaki çöküntünün, eş cinselliğin, pedofilinin artmasını bu rapora bağlıyor. Rockefeller ailesinin bu raporun araştırmalarına finansal destek verdiğini sıkça vurguluyor. Muhafazakar Amerika'nın cinsellik algısını değiştiren adam Kinsey'in raporunu detaylandırmadan ve yanlı şekilde inceliyor. Türkiye'de eşcinselliğe karşı oluşmuş beli bir muhalif kesim yok diye eleştiride bulunan yazarımız nedense bu raporun detaylarını incelerken, rapora muhalif olan isimleri öne çıkarıyor.

Kitap haricinde edindiğim ek bilgilere göre o dönem Kinsey'in raporuna karşı çıkan bazı grupların onun Amerika'nın değerlerini zayıflatmak amaçlı komünistler tarafından görevlendirildiğini öne sürdüğü, başta destek veren Rockerfeller ailesinin de finansal desteğini Kinsey araştırma ekibinden çektiğiydi. Yazarın kitapta sürekli vurguladığı Rockerfeller desteğinin devam etmediğinden bahsetmezken, bir Amerikan algısı olan komünistlerin bu adamı görevlendirdiği konusundan da aynı şekilde söz etmiyor.

Kinsey'in raporuna konu olan insanlara ulaşılamamasını ve araştırmaların uydurma olup olmadığı konusunu sorgularken, kendisinin de psikoloji alanında uzman olduğunu unutarak, soruların yöneltildiği en mahrem sırlarını açıklayan deneklerin ''gizlilik konusunu'' adeta çiğniyor, kendi mesleğinin gerektirdikleriyle çelişiyor.

Kitapta geçmişteki dini olaylar üzerinden de manipülatif örnekler veren yazarımız, algı oyunlarından korunma yöntemlerini ayet ve hadisler üzerinden açıklamıştır. Kısacası yazar algı yönetimi oyunlarını anlatıp önlem almamızı söylerken, ateist ya da eşcinsel olan arkadaşların algı oyunlarını öğrenme hakkını da elinden alarak, son derece subjektif bir kitaba imza atmıştır.

Kitabı okurken sık sık yarım bırakma düşüncesine kapıldım, lakin yarım bırakmaktan hiç hoşlanmadığım için devam ettim, belki beklentimi karşılayacak daha farklı bilgilere rastlarım diye. Özellikle ikili ilişkiler konusunda da uzman yazarımızın bilgiler vermesini beklerdim, bu konuda da ayrıca hayal kırıklığına uğradım.

Yazarın sürekli tekrara düşmesi, kendisiyle çelişen, tamamen ideolojilerini dayatmak üzere yazdığı bu kitap beni gerçekten okurken çok yordu.

Kitaptan çok sayıda alıntı yaptım. Bu alıntılar ilgili olduğum, katıldığım ve konuyla ilgilenen arkadaşların da ilgileneceğini düşündüğüm bölümlerle ilgilidir. Tabiri caizse bu alıntıları yazarın kendi değer yargılarından biraz olsun ayırarak cımbızladım.