9/10
·248 syf.··
2020 3. kitabı
Rumeli’de Bizden Ne Kaldı adlı kitap, Doç. Dr. Hasip Saygılı bey’in ikinci baskısı yapılmış kitabıdır. Yazar hem bir akademisyen hem emekli olmuş bir Türk subayıdır. Kitap, 2009 – 2010 yıllarında Rumeli’deki Türk ve Müslüman grupların sosyal, siyasal ve ekonomik durumları hakkında bilgiler veriyor. Kitap, Hasip Saygılı bey’in gözlemlerine dayalı bir tür anı ve seyahat kitabı niteliğinde!.. Yazar, 2009 – 2010 yıllarında Kosova ve Bosna bölgelerinde görev yapmış bir Türk irtibat subayı; sadece resmi görevi ile meşgul olmanın ötesinde milli ve manevi hislerle, merakla bölgeyi gezmiş, bölgedeki toplulukları, Osmanlı’dan kalma eserleri tanımış, bu kitap vesilesiyle edindiği bilgileri bizlere naklediyor. Kitabın son kısmında bazı belgeler ve fotoğraflar yer alıyor. Kitabın bence en önemli ve belki de tek kusuru, sık tekrarlara yer vermiş olmasıdır; bunun dışında okunması gereken bir kitap. Rumeli, tarihimiz, kültürümüz ve siyasetimiz açısından önemli bir coğrafya; 400 sene bize bağlı kalmış, bizim tarafımızdan yönetilmiş ve bizden izler taşıyan yerdir. Türkiye’nin sınırları ve etki alanı, mevcut siyasi sınırlarının çok ötesindedir. Kitap, bu hakikati bizlere bir kere daha gösteriyor. Kitabı okurken Bosnalıların çalışkanlığına, direnişine hayran olurken Kosovalı Türklerin kaderciliğine ve duyarsızlığına, bizim bazı resmi makamlarımızın bölgede bıraktığımız eserlere duyarsızlığına hayıflandım, hatta kızdım. Osmanlı’dan kalma tarihi mekanların, binaların ve tarihi şahsiyetlerin kabirlerine gereken ilgi gösterilmeli, bakımları yapılmalı, bakımlı hale getirilmelidir. Ecdadımızdan kalma yurt dışındaki tarihi ve dini yapılar, o topraklara vurduğumuz mühürler, bıraktığımız izlerdir. O eserlerin korunması, ziyaret edilmesi milli tarih ve milli bilinç açısından önemli ve gereklidir. Milli kimliğin korunması, yaşatılması için milli kahramanların isminin ve hatıralarının yaşatılması gerekir; yazar sayesinde anladık ki Sırplar ve Makedonlar bunu çok iyi başarıyorlar; bizim de kendi kahramanlarımız için aynı duyarlılığa sahip olmamız gerekir. Kosova meydan muharebesi, Sırplar ve Türkler için bu hususta adeta bir temel taşıdır. Rahip Ksenefont’un, din adamı kisvesi altında Sırp özel kuvvetler subayı olması ilginç, genelde bu tür şeylerin sinemalarda olduğunu düşünürüz; ama hayır, hakikatte bu tür durumların olduğunu artık pekala biliyoruz. Yazar, birkaç yerde Sırpların, milli hislerle Osmanlı’ya ve Türkiye’ye, Türklere duydukları kini, düşmanlığı, bizlere özlü vurgularla hatırlatıyor. Maalesef biz Türkler çabuk unutan bir milletiz ve çoğu zaman kim olduğumuzu, neler yaptığımızı düşmanımızdan, düşmanımızın tepkilerinden hatırlıyoruz. Türk milleti olarak varlığımızın güçlenmesi için nitelikli, duyarlı, bilgili insanlar yetiştirmemiz gerekiyor. Bölgede, tekkelerin halen etkinliğini sürdüğünü kitapta yazılanlardan ve kitapta yer alan fotoğraflardan anlıyoruz. Tekkeler sadece dini, zikir mekanları değil adeta bir bilgi, sanat ve kültür evi gibi faaliyetler düzenliyorlar; olması gereken de bu! Ancak farklı dini grupların, farklı tekkelerin bizleri ayrıştırması üzücü!.. Kitapta Melamilik hakkında kısa ve özlü bilgiler de bulunuyor. Kitapta adı geçen bazı kahramanlar var; örneğin Hacı Adnan Nurko, Suzi Çelebi, Yücelciler gibi isimlerini hatırlayamadığım kahramanların ruhları şad olsun. Osmanlı’nın Balkanlardan çekilirken geride bıraktıklarına sahip çıkmak gerekir. Ordunun çekilmesi ile milletin acılar yaşadığını, büyük çoğunluğunun Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldığını hatırlıyoruz. Anlıyoruz ki bir devlete sahip olmanın ve devlete sahip çıkmak hem millet hem fertler için hayati bir öneme sahiptir. Ülkemizin yurt dışındaki soydaş ve akraba topluluklarla daha iyi, daha güçlü ilişkiler kurması gerekir.
Rumeli’de Bizden Ne Kaldı?Hasip Saygılı · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201988 okunma
·
14 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Tebrikler efendim. Kura numaranız 16'dır. Bol şanslar