·287 syf.····Okunma: 22 Şubat 2020 03:02 Arslan'ın Anadolu topraklarına yaptığı keşif yolculuğu sırasında Ani şehrinin prensesi Ferruh Lika'yı görüp aşık olmasıyla aşk uğruna atıldığı macera dolu anlarda başına gelenlerin masalsı bir hava ile anlatımına oluşuyor kitap.
Devler, cinler, ifritler, periler ve büyülü diyarlarda sevdiği uğruna atıldığı maceraları okurken bazen güldüm. Zira kılıç sahnelerin deki ölen düşman için komik ifadelere yere verilmiş.
Fantastik bir macera olan kitap büyülü diyarlar ve yan karakterlerin diyalog ve Arslan'ın yenilmez bir adam oluşu bazen yok artık dememe neden olmadı değil.
Fantastik anlamda bir çok öğe barındırıyor içerisinde ve Qr kodlar ile bahsi geçen kale ve kilise gibi yapılar için görsel ve tanıtım metinlerine direk ulaşım sağlamamız tarihi bir yolculuk olmuş.
Şunu da düşünmedim değil neden böyle daha basit halde yazılmış daha farklı yazıladabilirmiş olsa da son kısım da soruma güzel bir cevap buldum.
Kitabın 1800'lü yıllarda yaşamış İran kralının kızı tarafından kaleme alınmış ve kaleme alınması ise Nakibülmemalik adlı saray adamının İran kralına anlattığı hikayeleri dinleyerek kendi duyguları ve kelimeleri ile kaleme almış.
O dönemlerde zaman geçirmek adına gerçek veya gerçek dışı bilemiyorum anlatılan bir masal için yazım dili gayet normal.
Kitaba başladığınızda ee fantastik diyordu bu nasıl fantastik demeyin bu sebeple, şimdiki zaman da yazılan fantastik romanlar ile arasında gözle görülür bir fark var zira.
Zaten bu kitapta bir destansı masal. 1954 yılında siyah beyaz filmi ve 1965'te müzikal filmi yapılmış. 1986 yılında Yoshiki Tanaka ismi değiştirerek yeniden yazmış ve Japonya'nın en çok satan kitaplarından olmuş. Anime, çizgi film, hatta oyun olarak da piyasaya sürülen bir destansı masal...