Yunanistan sınırına yığılan mülteciler bana bu iki sözü çağrıştırdı. Zaten suriye politikasiyla gırtlağına kadar kötülüğe batmış ak-parti iktidarı hala masum ve umutsuz insanların hayatları üzerinde planlar yaparak siyaset yapıyor. Mültecileri yalan yanlış haberlerle umutlandırarak avrupanın kapıları açık sizlere, gidebilirsiniz diyor. O insanların yurdundan evinden olmasında en büyük rolü oynayarak ve en büyük kötülük yapanda yine şimdiki siyasal iktidardır. Ve hala bu insanların çaresizliği üzerinden, Suriyede kendi eliyle düştüğü bataklıkta kendine bir güç devşirmek istemekte, NATO ve AB'den destek alabilmek için siyasi bir koz olarak kullanmak emelindedir mültecileri.
Uzun yıllardır almanyada yaşayan bir göçmen olarak, avrupalıların müslüman göçmenler hakkındaki yargılarını okuyor ve çok zamanda kendi gözlemlerim oluyor ve kendimde yaşıyarak tanık oluyorum: istenmiyoruz, bizlere sedece tahammül ediliyor burada. Altmış yıldır, elli yıldır.. yaşıyan göçmenlerde dahil. Turkiyenin neden olduğu yeni bir göçmen dalgasına avrupalıların tahammülü olmadığı gibi, Erdoğan Türkiyesinin bu ahlak yoksunu politikariyla avrupada ırkçılığı tırmandırdığı içinde başta almanya olmak üzere avrupadaki milyonlarca yabancının işiyle ve hayatıyla oynuyor..