·256 syf.····Okunma: 19 Şubat 2020 23:22 Kitap uzun zamandır kütüphanemde okunmayı bekliyordu. Nihayet kendisine sıra geldi ve okudum.
Kitaba başlarken "Galiba sonunda neden bu kitabı daha önce okumamışım diyeceğim." diye düşündüm. Fakat hiçte öyle olmadı.
Kendim de Öğretmen Lisesi mezunu olduğumdan dolayı kitabın ilk bölümlerinde değer verdiğim bazı şeyleri kaybetmişim de tekrar bulmuşum kadar sevindim. Her ne kadar kitabın geçtiği dönemdeki Öğretmen Okullarıyla benim okuduğum dönemdeki Öğretmen Lisesi arasında büyük farklar olsa da; gerek çekilen tatlı sıkıntılar gerek ortama, arkadaşlara ve öğretmenlere olan aidiyet duyguları benzerdi.
Kitap bu iki bölümü dışında bana ilgi çekici gelmedi. Dili çok sade ve edebi kaygı güdülerek yazılmamış gibiydi. Arada bir yapılan alıntılar olmasa çok daha basit kalacakmış hissi uyandırdı bende.
Yazar bu kitabı her ne kadar "Dönem biyografisi" olarak nitelendirse de bana birden çok kişinin anılarından oluşan bir hikaye gibi geldi.
Kitapta beni rahatsız eden iki noktaya da değinmeden edemeyeceğim:
Bunlardan birincisi evlenen çoğu kişinin boşanmasıydı. Söz konusu kişiler bunu çok doğal bir şeymiş gibi anlatıyor, laf arasında söyleyip geçiyorlardı. Yazar evlendikten sonra boşanmayı klasik bir âdetmiş gibi yansıtıyor. Bu çok tuhafıma gitti ve rahatsız oldum.
İkincisi ise 184.sayfada yazan bir cümle; "Üstelik hani toplumda bir gecelik ilişkiler bir nebze de olsa hoş görülür ya..." Bu cümleyi okuduğumda dönüp tekrar tekrar okudum, öncesini okudum, sonrasını okudum.
Nasıl bir cümleydi bu? Yazar bunu söylerken toplumumuzun gerçekten böyle olduğunu mu söylüyor yoksa böyle olması gerektiği için, böyle olmasını istediği için mi söylüyor?
Ben toplumumuzun öyle olduğunu düşünmüyor ilerleyen yıllarda da bunu hoş görmemesi gerektiği temennisinde bulunuyorum. Çünkü basit bir durum değil. Evliliklerdeki sadakatin bitmesi demek aile kavramının derinden sarsılması anlamına geliyor. Gülistan Hanım bu cümleyi neye dayanarak yazdı anlayamadım doğrusu.
Kendisinin emeğine saygı duyuyorum ama bu konularda daha hassas davranılması gerektiğini düşünüyorum. Bunların topluma olağan şeylermiş gibi aksettirilmesini doğru bulmuyorum.