Sabahattin Ali'nin okumuş olduğum ilk eseri olan Kürk Mantolu Madonna iki zıt karakterin birbirine sağladıgı uyumu ile okuyanı mutlu ediyor her şey Raif Efendi ile aynı İşte çalışmaya başlamış olan genç memur Rasim Bey'in gözlemleri ile aydınlığa çıkıyor Rasim Bey'in Raif Efendi'nin bu dünyayı umursamazlığı yaşanılan olaylara karşı Sessizliği adeta makineleşmiş olan sıradan bir aile hayatını merak etmesi ile başlıyor okuduğu bir siyah kaplı defter sayesinde Raif Efendi'nin gençlik yıllarına inip I Dünya Savaşı'nı yaralarını sarmaya çalışan Türkiye ve Almanya'nın yaşamış olduğu zorluklarını insanların ruh hallerini bizlere betimliyor askerde kolu kırık bir şekilde olsa bile bizlere karakter analizlerini mükemmel denilecek bir şekilde kaleme alan yazarımız ustalığını da sergilemiş oluyor aslında romanda günümüz türkçesinde Kullanmadığımız deyimler anlamları ile beraber gözümüze sıkça çarpıyor ama buna rağmen bile akıcı anlatımı sayesinde kitabı hızlı bir şekilde bitiriyorsunuz bence her türk gencinin okuması gereken bir eser raif efendinin Berlini gezerken karşılaştığı bir resim sayesinde bu monoton hayatına renk geliyor ve yaşama sarılıyor