·496 syf.····Okunma: 16 Mart 2020 08:12 "İmanın girmediği kalp taştan daha katı,
Allah korkusunun bulunmadığı vicdan kayalardan daha hissizdir."
Uzun yıllardır Peygamber Efendimizin hayatını detaylı bir biçimde inceleyebileceğim,ancak başlangıç için beni anlatım açısından çok da sıkmayacak bir eser okumak istiyor ancak bir şekilde bunu erteliyordum.Şükür ki bu süreçten sonra sahabe hayatlarını okuduğum bir döneme girdim ve aklımda hep biraz daha sahabe hayatı okuyup,tabiri caizse Peygamber Efendimizin çevresindeki insanların yaşayışını biraz daha öğrendikten sonra bir siyer okuma planı vardı.Ama bir şey fark ettim.Hep erteliyordum.Bu sonu gelmez erteleme süreci bir planyapmamı engelliyor ve şu soruyu sormama fırsat vermiyordu:Yarın uyanabileceğimin garantisi var mı?Kesinlikle hayır.O halde neden sevgili peygamberimizin hayatını incelemiyor ve ibret almıyordum?Bu yüzden yeniden hızlı bir inceleme sürecine girdim ve benim için başlangıç kitabı olarak en iyisinin Salih Suruç Siyeri olacağı kanısına vardım.Eserin bir dönem Dünya Siyer Birinciliği aldığı eseri edindikten sonra edindiğim bir bilgi oldu ve okuduktan sonra ne kadar yerinde bir karar olduğunu daha iyi anladım.
Öncelikle eser olay olay bölümlenmelere ayrılıyor ve olay bir neci hikaye havasına ancak eğitici yönü de gözden kaçırılmadan okuyucuya aynen aktarılıyor.Ayetler ve hadislerle,yeri geldiğince şiirlerle zenginleştiriliyor,dolayısıyla Ahmet Cemil Akıncı eserlerinde böyle bir tarza alışkın olduğumdan benim için çok keyifli ve oldukça faydalı bir okuma süreci geçmiş oldu.Siyer kendi içinde Mekke ve Medine dönemi olarak ikiye ayrılmış.Medine döneminden oldukça kısa olan Mekke dönemini isterseniz çok kısa bir sürede bitirebilirsiniz ama ben biraz daha sindirerek okumak istediğimden bir haftaya yaydım.İlerleyen süreçte Medine dönemini de okumak ve nasipse bu yıl bu eseri bir kere daha okuyup bitirmek istiyorum.Sizlere ve kendime de önerimse her yıl bir siyer okumanız.Bunu Nouman Ali Khan'ın bir sohbetinde dinlemiştim.Her yıl farklı kaynaklardan olmak üzere en az bir kez siyer okumamızı dolayısıyla Peygamber Efendimizin yaşayışını örnek almamızı ve her daim aklımızda bulundurmamızı tavsiye ediyor kendisi.Her yıl farklı bir siyerle de bir olaya farklı bakış açılarıyla bakmayı öğrenmiş ve dolayısıyla ufkunuzu genişletmiş oluyorsunuz.
Peygamber Efendimizin doğuşuna şahit olan mucizelerden,ilk yaşlarına,gençlik çağı Mekke'sinden,evlilik hayatına,nübüvvet yıllarının filizlendiği o dönemlere ve hicret zamanına değin her anlamda dolu dolu,hayatındaki isimleri kısa kısa tanıtan,mekanları,olayları bir bir inceleyen,bazı mekanları görsellerle destekleyen,naif,samimi bir dille ele alınmış güzide bir eser oldu benim için.Sonuna eklenen bibliyografya ve fihristle de ne kadar ince bir çalışa yaptıklarını görmüş oldum,benden bu alanda bir öneri istendiğinde başlangıç için önereceğim siyer bu olacak.
Şimdiyse aklım o dönem Mekke yollarında kaldı,aklım Hira mağarasına çıkan tozlu topraklarda,Taif'te Hz.Muhammed'e siper olmuş kendi küçük ama yüreği kocaman Hz.Zeyd'de kaldı,eski yaşamlarını bir kalemde silen ve inançları kalplerini sarıp sarmalamış sahabelerimizin yaşayışında kaldı.Medine dönemini okuyana kadar geçmeyecek,sonrasında yine bir ömür hiç görmediğim beldelere,zamanlara duyacağım bir özlem kaldı içimde.Sahabelerimizin hayatlarını okurken duyumsadığım o orada olmak,o sohbetlere şahit olmak,o yollarda yanlarında yürümek,hicret zamanı güneşini hissetmek,mücadele günlerine ortak olma isteği bu eserde içimde bir kor olup yandı adeta.
Okuyun,okutturun özellikle bu 3 aylar döneminde hayatlarımızı iyi yönde geliştirmemiz konusunda vesile olsun bizlere inşallah.