Puan vermedi·80 syf.··Beğendi
· Nerdeyse herkesin duyduğu bir kitap. Olağan üstü bir gece. Dünya klasikleri arasına girmiş olan kitap kısa olmasının yanında ve akıcı okunabilir. Olur da akıcılığını kesicek bir şey varsa yer verilen betimlemelerdir. Yazar, Stefan Zweig, betimlemerle akıcı kitabı renklendirmeye çalışarak yormuştur. Konu bakımından ele alırsak, evlat edinilmiş bir çocuğun burjuva sınıfı dediğimiz zamanın zengin ve lüks hayatına çıkana kadar olan süre içinde bolluğun ve herşeyi elde edebilme gücünün verdiği duygusuzluk hissini hissetmesi üzerine gittiği at yarışında parayı çalmasıyla vicdan çatışması yaşamasıyla birlikte duygularının hareketlenmesini ele alır. Peki neden olağan üstü bir gece adı. At yarışından sonra karakterin asıl aklı başına o günün gecesinde geliyor. Yazar burda karakterine isim takmamayı tercih etmiş. Bu da herkesin okuyuşunun anlamını bir nevi farklı kılar. Eserde dönemin nasıl olduğuna dair bir çok bilgi verilmekte birlikte insanın iç dünyasının bir nevi nasıl işlediğini anlatıyor. Bir solukta bitirilebilir bir kitap mı? Denilebilir. Bir kaç kişinin yorumuna göre kitabın gidişatını sevmediğini ve yarıda bıraktığını duydum. Bazıları da yarıda bırakmak isteyip de bırakmamış. Bu kitap da işte bazılarını sarar bazılarını ellemez dedirtcek cinsten. Derin düşünülünce okunduktan sonra bir çok anlam çıkarılabilir.