8/10
·448 syf.··
2020 19. kitabı
Ayfer Tunç’un Dünya ağrısı, Bir deliler evinin yalan yanlış anlatılmış kısa tarihi ve yeşil peri gecesini daha önce okumuştum. Bu kitabı büyük bir heyecan, merak ve isteksizlikle aldım elime. Her şeyden bir boşluk üretmeyi daha doğrusu insanların ruhundaki o derin boşlukları aktarmayı başaran bir yazar Ayfer Tunç ve bugünlerde o boşluğu hissetmeyi çok istemiyordum. İlk bölüm yani Yazı (Umut) bölümü gerçekten ilerlemiyor. Umut’un hayatının ilerlemeyişinden mi yoksa Tunç’un bir erkeği anlatmasından mı bilmiyorum. İkinci bölüm Tura (Sanem) biraz daha akıcı. Kitap boyunca derin bir boşluğa doğru gittiğinizi biliyorsunuz. Açıkcası düz bir aşk hikayesi okuyacağımı düşünmüştüm. Birbirine tutulan iki insanın aşklarının bitişi ve yine yalnızlıklarına hapsoluşları. Oysaki aralarında bir hastalık ve kendileri olan iki insanın sevip sevemeyişleri vardı kitapta. Her iki karakterle hem özdeşim kuruyorsun hem de çok uzak geliyorlar. Var ama yok gibiler. Bir de dümdüz olduğunu sandığımız hayatlarımız, dizilerde, kitaplarda, saçma gündüz kuşaklarında olduğunu düşündüğümüz hikayelerin hiçte öyle olmadığını aslında hepimizin buna benzer hikayeleri olduğunu fark ediyorsunuz. Umut’un babasının annesiyle evlenmesi, Cathy’nin aşk hayatı, Sedef’le Umut’un abisinin ilişkisi, aile hikayesinin kırılmayan zincirler olacağı korkusu... Hepimiz insanız kısacası kusurlu, kusursuz... Sanem’in anneannesi favori karakterim bu arada. Bazen bu tarz insanların nasıl böyle hissedip düşündüğünü çok merak ediyorum. Ama Aşıklar delidir ya da Yazı Tura da öbür kitaplarındaki kadar sarsılmadım. Sonu bilişin vermiş olduğu bir şey mi, beklentimin farklı oluşumu yoksa diğer kitapları daha mı etkileyiciydi bilemiyorum. Ama okunulası ve yine de etkileyici bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20184,044 okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.