Gönderi

10/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2020 17:00
Artık içimde en sevdiğim yazarın Stefan Zweig olduğu konusunda hiçbir kuşku kalmadı. İkinci sayfada kitap elimden düşmeye başladı ve düşmeye de sıklıkla devam etti. Kitabı bitirdim fakat onu bitirdikten sonra bir yere alıp koymadım. Yalnızca kitabı düşürdüm. İçimde bir yerlere eksili derecelere kadar soğutulmuş bir bıçak saplanıyordu sürekli. Bu bıçağın her saplanışında kitap da elimden düşmüş oluyordu ve ne kadar etkilendiğimi kollarıma bakarak anlayabiliyordum. Ürpermekten kolumdaki tüyler acı verici bir şekilde batıyordu kollarıma. Duygusal acı fiziksel acıya dönüşüyordu. Kitabı son kez elimden düşürdüğümde yani bitirdiğimde bıçak saplanmalarından kaynaklı ölmüştüm. Kitabın 52.sayfasında nefesim kesilmiş şekilde ağlamaya başladım ve kitabın son düşüşüne kadar bu ağlayışı ve nefes alamayışı sürdürdüm. Alabilsem bile kesik kesik alıyordum ve veriyordum nefesimi. Her nefes alış ve veriş çabamda sarsılıyordum. "SON" yazısı benim için ölüm kadar rahatlatıcı oldu. Bilmiyorum. Çok mu fazla etkileniyorum, bilmiyorum fakat asla gereksiz etkilenmiyorum. Hiç kimsenin hissedemediği gibi mi hissediyorum, çok mu fazla acı çektim şu yaşıma kadar yoksa bu bir hastalık mı, bilmiyorum. Yalnızca Stefan Zweig'ı korkarak ve korkmaktan keyif alarak okumaya devam edeceğim.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,2bin okunma
·
3 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.