608 syf.
·61 günde·8/10
Kobe Bryant: o yaşayan bir basketbol efsanesiydi, bir idoldü. Maalesef bu adamın en iyi olduğu dönemlerde basketbolu takip etmiyordum. Farkettiğim ilkokuldayken ve ortaokuldayken arkadaşlarım basketbol sohbetleri yaparken bu adamı çok seviyorlardı. Çantalarında, defter ve kitap kaplamalarında, resim klasöründe kısacası kırtasiye araç gereçlerinde bu adamın Lakers adı yazılı sarı lacivert formalarıyla resim baskıları vardı. Benimkinde kimi zaman Batman, Süpermen gibi sanal kahramanlar vardı.

Demek ki bu adam da bir basketbol kahramanıydı. Neden kitabı yazılacak kadar büyük bir oyuncu olduğunu 2014te basketbolla ilgilenmeye başladıktan sonra internetten videolarını izlerken yaptıklarından dolayı anlayacaktım.

Bu kitabı geçen sene bir sokak kitapçısında görmüştüm bir basketbolsever olarak dikkatimi çekmişti. O gün tüm paramı başka şeylere harcadığım için kitabı alamamıştım. Sonra ki haftalarda param olunca kitabı o kitapçıda bulamadım. Aralık 2019'da subaylık eğitimi için İstanbul'da iken çarşı iznine çıktığım bir haftasonu AVM'ye gitmiştim. AVMlerde en sevdiğim şeylerden birisi de ünlü D&R kitap ve film mağazasını incelemek kitapların arasında kaybolmak saatlerin nasıl geçtiğini anlayamamak...

Rafların arasında dolaşırken spor bölümünde bu kitaba yine rastgeldim bu sefer fiyatı ne olursa olsun alacağım demiştim aldım da. Fakat bir türlü başlamaya vakit bulamadım kimi zaman da vakit bulsam okuyacak kadar kendimi motive edilmiş hissetmiyordum.

Derken bu kitabın kapağını bundan tam 2 ay önce Ocak'ın 25inde açtım ve o gün 50 sayfa okumuştum. Ertesi gün zaten Kobe Bryant'ın ölüm haberini öğrendik nasıl değişik bir tesadüf böyle dedim. Ve bu kitabı okumayı bir süre erteledim. Kobe ölünce bu kitaba devam etmek istemedim. Zaman ki kitap yine bana tekrar gözkırpana kadar. Bu sefer vakit buldukça okuyup en azından böyle bir adamı izlemeye zaten yetişemediğim için en azından okuyarak daha iyi tanıyacağıma inandığım için bu basketbolla yatan kalkan adamın anısına bir basketbolsever olarak okumaya başladım. Bazen 40 sayfa bazen de 10 sayfa okuyarak bugün kitabı bitirdim.

Bu kısım SPOİLER içerir !!

İncelemeye gelecek olursak sadece basit bir inceleme yazacaktım ama bu kitapla ilgili hikayemi de burada anlatmak istedim neden bilmiyorum belki de saçmaladım. Neyse konumuza gelecek olursak kitap Kobe'nin hayatını anlatmakla kalmıyor babasının hayatını (o da basketçiymiş) da bir 100 sayfa kadar anlatıyor. Bana kalırsa bu kısım biraz fazla gereksiz olmuş. Onun haricinde Kobe'nin hayatını daha 5 yaşından itibaren ailesiyle beraber Philadelphia'dan Roma'ya yerleşmeleri ve basketbola başlamasıyla devam ediyor. Kobe 14 yaşlarına geldiğinde tekrar ailecek Amerika'ya dönmelerini ve sonrasında lise ve kolej basketbol yıllarının ardından nihayet NBA profesyonel basketbol ligine adım atışını ve bu ligteki 20 senelik basketbol serüvenşnde yaşananlar anlatılıyor.

Takım arkadaşlarıyla ve ailesiyle ilişkilerine epey yer verilmiş ve en ince ayrıntısna kadar okuyorsunuz. Özellikle saha dışında basketbolla ilgisi olmayan uzun röportajlar ve konuşmalar sıkmadı desem yalan söylemiş olurum. Fakat bir o kadar saha içinde yaşananları okumak bir basketbolsever olarak beni mest etti sanki ben de saha da Kobe ile takım arkadaşıydım mücadele ediyordum. O atmosferleri okurken yaşadım zaten bu kitabı bu beklentilerle almıştım.

Kaybedilmiş maçlar,şampiyonluklar, hüzünler ,hayalkırıklıkları, takım içi mücadeleler,finansal yaşanan gelişmeler,anlaşmalar,anlaşmazlıklar,kırık parmakla oynanan maçlar,81 sayı ve kazanılan 5 şampiyonluk ve basketbola dair daha fazlası ... bunları okurken heyecanlanmamak mümkün değildi.

Seni tanımak güzeldi Kara Mamba.
Her zaman basketbolun enleri arasında olarak hırsınla, azminle, sıkı çalışmalarınla ve öne çıkmış çenenle bir idol olarak hatırlanacaksın.