192 syf.
·4 günde·5/10
#kitapyorumu

Yabancı versiyonlarına kıyasla okuduğum ilk türk distopik kitap..Yani yaşadığımız şu an ki durumu ve dünyanın anlik olarak geldiği noktayı ele alırsak pek distopik diyemiyorum esasen.. dünyayı ele geçiren bir delilik salgını..Karşınızdaki insan hasta ve konuşmaya başlıyor ve siz gayri ihtiyari dinliyorsunuz ve yazarın değişi ile başlıyorsunuz abuklamaya..kurgu olarak enteresandi sonunu çok begendim değişik beklenilmeyen bir son olduğu için..

Dünyayı pençesine almış bir delilik salgını...
Konuşma yoluyla, zihinden zihne bulaşarak yayılan bir hastalık...
Yıkılmanın eşiğine gelmiş uygarlık...

Vaktiyle bu amansız hastalık üzerine çalışmış eski dilbilimci Murat Siyavuş, umutsuzluk içinde annesinin evine sığınmıştır.
Acımasız bir devlet kurumunun peşine düştüğünü öğrenince, evden çıkıp hayata karışmak ve salgının dönüştürdüğü dünyayla yüzleşmek zorunda kalır.

Afşin Kum’un ilk romanı; akıl, dil, uygarlık, hayatın doğası ve boşlukta anlam arayışımız üzerine çarpıcı bir düşünce deneyi.

“Meraklandıran, sürükleyen, çokça güldüren ve nihayet elinizden tutup uçuran bir hikâye.
Türkiye’nin dünya bilimkurgu literatürüne armağanı.”
Alper Canıgüz