Puan vermedi·136 syf.··
2020 4. kitabı
Sait Faik’in ikinci kitabıydı bu okuduğum. Kayıp Aranıyor’u okumuştum baya öncesinde ama yaşımdan olsa gerek henüz yeterli anlayışa sahip olmadığımdan herhalde varamamıştım hazzına, tarzına. Bu kitapla da birlikte aşina olmuş, tanımış gibiyim. Kitapta yaklaşık 20 hikaye var, küçük küçük kesitler gibiler bu hikayeler. Okurken acaba yaşadıklarından alıntılar mı bunlar diye soruyorsunuz ve sonunda da cevabını alıyorsunuz. Hikayelerini nasıl yazdığı sorusunu, yazdıklarının yaşadıklarından olduğunu söyleyerek cevaplıyor, Sait Faik. Hikayeleri okurken belki sizlere belli bir sebep, belli bir sonuç dolayısıyla belli bir olay sunmuyor ama siz, belki çok romantik gelecek bu yorum, yüreğinizde hissediyorsunuz. Düşündüren, hissettiren, huzur veren bir yanı var Sait Faik’in. Bu kitapta özellikle “Dülger Balığının Ölümü” ve “Yılan Uykusu” çok sevdiklerimden oldu. Dülger Balığının Ölümü’nde en ince ayrıntısına kadar hissettiriyor bize, bir anda ölmek üzere olan dülger balığı gibi hissediyorsunuz kendinizi, hem kendinizi, hem Sait Faik’i. Burada toplumun bizleri nasıl etkilediğini, bir anda yükseltip, daha sonra nasıl yıprattığını, sonrasında nasıl ölümünüze götürdüğünü ve bu ölümün de yine nasıl sizin başınıza yıkıldığını sembolik bir anlatımla küçücük bir hikayeye sığdırıyor. Yılan Uykusu ise kitaptaki son hikaye, kapanış, umut veren, cesaretlendiren bir kapanış. Yani gülümseyerek, ısınmış bir şekilde kapatıyoruz kitabın kapağını. Bu son hikayeden, Yılan Uykusu’ndan belki de en çok göze çarpan kitabın arka kapağına da yerleşen şu alıntıyla bitireceğim. “İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarsa değil sen onu anlarsan bir şeyler olacak.”
Alemdağ'da Var Bir YılanSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,4bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.