·176 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Mart 2020 21:51 İlk defa Sabahattin Ali'nin bir kitabını okudum. Son zamanlarda okuyup da bu derece etkilendiğim kitap olmadı sanırsam. Kitabı okumadan önce hayatına biraz göz atmıştım. Yaşam tarzı ve fikirlerini pek benimsemediğim yazarın trajik de bir ölümü var. Fakat bu kitap, bana farklı hissettirdi. Kültür farklarını önüme koydu, daha sonra dünyanın farklı bölgelerinde de kıyıya bir yerlere sıkışmış hayatların olduğunu, yaşam tarzları farklı olsa da aşkın tek bir dili olduğunu gösterdi. Hayatı ellerinden çalınmış bir adamın hikayesini gördüm bu kitapta, hani derler ya, sadece adımı biliyorsun hikayemi değil diye! Herkesin gücü yeter mi o hikayeyi dinlemeye yada okumaya bilmiyorum. Yazarın kendisi de Rus yazarlardan etkilendiği için eğer Tolstoy veya Dostoyevski gibi yazarları daha önce okuduysanız pek de yabancılamayacağınız bir eser. Yapmak istediğimiz şeyleri ertelemeyelim arkadaşlar, bazen her şey için geç olabilir. Bildiğim tek şey, ölümün olduğu yerde daha ciddi bir şeyin olmadığı..