Puan vermedi·108 syf.··Beğendi
· Edip Cansever’in 1977 yılında TDK Şiir Ödülü’nü aldığı, roman kurgusu tadındaki uzun şiiri; kişileri, bireyin iç çatışmaları, değişik zaman dilimleriyle bir “roman şiiri” olarak değerlendirilir.
Kitapta, şehirleşmenin içinde yalnızlaşmış bireyin sıkıntılarını, hayatın yorgunluğuyla başa çıkmaya çalışan “küçük insanı” kalabalık şahıs kadrosuyla dile getirilir.
Ruhi Bey, kendisini içinde yaşadığı topluma ve geçmişe bağlayan her şey ile çatışmakta, hayatın anlamsızlığını sürdürdüğü yaşama biçimiyle ortaya koymaktadır.
Kitabın isminden itibaren “Nasılım?” diye soran ve sorgulayan şair, Ruhi Bey üzerinden kendi hayat sorgulamasını, iç sıkıntısını ve yaşamayı unuttuğu duygularını okuyucu ile buluşturur.
Ayrıca “Ben Ruhi Bey Nasılım" şiiri, Cüneyt Çalışkur yönetiminde, İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenmiş ve büyük beğeni toplamış bir oyundur.
Okuyun, okutun!
Sevgiyle...
.
.
Geçen gün gördüm
Acımayı unuttum
Sevinmeyi unuttum
Ben her şeyi artık unutuyorum
Ama o geçerken ne yalan söyleyeyim şuramda bir ağrı duydum
Ağrı da değildi belki, hani, nasıl
Gövdemi yeniden buldum
Acılar acılara eklenince ağırlaşıyor
Gövdem de ağırlaşıyor
Ruhi Beyle kocaman bir demet karanfil oluyoruz
Şu üstümdeki boşluk kadar
Bir demet
Yok artık pek konuşmuyoruz
Benim sözlerim eskidi
Onunki de eskidi
Zaten kelimeler sonludur
Öyle değil mi
Donuk donuk bakışıyoruz
Ben ölüme iyice yakın
O yaşamaktan uzak
Öyle bir gök içinde durmuş gibiyiz
Karanfiller ölürken
Karanfillerden bir deniz..
.
.