Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 04 Nisan 2020 23:35 Werther’in feryatlar içinde kalan kalbinin sessiz öyküsü..
Kitabın 45. Sayfasında “yalnızca empati kurduğumuzda bir konuyla ilgili olarak konuşabilme onuruna sahibiz” der Werther.
Kitap boyunca belki de hiç tatmadığınız ve tadamayacağınız duyguları adeta yaşamış ve yaşadıklarınızı yeniden başkasından dinliyormuş gibi hissettirecek kadar mükemmel bir duygu tasviri var.
Werther, acılarını sadece duygularıyla değil etrafındaki nesnelerle, doğayla, gökyüzüyle, ceviz ağacıyla ilişkilendiriyor.. Her şeyin öylesine acı yüklü betimlenmesiyle aslında doğanın da güneşli bir günün de sadece bir insan zihninden ve onun düşüncelerinde şekillenen hislerden ibaret olduğu gerçeğiyle yüzleştiriyor.
Öne çıkması gerekenen noktanın Werther’in Lotte’ye olan hislerinin değil Werther’in hisleri olması gerektiğini düşünüyorum. Lotte olmasa da yine kendisine acı veren duygular beslemeyi tercih edeceği birini severdi Werther çünkü; kendi içinde acıya ve olanaksızlığa yönelmeye dair bir eğilimi var.
Bu mükemmel aktarıma rağmen kitabın çevirisiyle ilgili dikkatimi çeken bir şey var ki ilk defa bir kitabı okurken böyle hissettim. Sayfayı sanki cümle cümle değil de kelime kelime okuyormuşum ve her biri birbirinden bağımsız sözcükler kendi içinde zoraki bir bağlantıyla sıralanıyormuş gibi.. Kitabın dilide de oldukça sade fakat özellikle ilk sayfalarda bu durum okumayı biraz zorlaştırıp kitabın önüne geçiyor.