Puan vermedi·576 syf.··
2020 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2020 04:57
“İnsanlığın yıldızının parladığı anlar” ismi verilirken bu mu söylenilmek istenmiş istenmiş bilmiyorum ama bana insanlık tarihindeki belli dönüm noktaları anlatılmış gibi geldi. Stefan Zweig’ın bir çok kitabını okudum. Bu kitabı da tarihten alınmış bu tarz hikayeleri ele aldığı için çok okumak istiyordum. Ama açık söylemek gerekirse sıkıldığım zamanlar oldu, ilk defa bir Zweig kitabında böyle hissettim herhalde. Tabi belki de hikayelerin 14’ünün 14’ü de sarmadığındandır. Genel olarak güzeldi sadece bitirmekte bir tık zorlandım. Evet kitapta tam 14 hikaye, farklı zamanlardan alınmış, birbirlerinden bağımsız 14 önemli olay anlatılıyor. İlk hikaye “Büyük okyanusun keşfi” büyük okyanusun nasıl keşfedildiğini, nasıl planlar yapılıp neler yaşandığı anlatıyor. İkinci hikaye bize çok tanıdık gelecek olan Bizans’ın Fethi. Bu hikayeyi okuyanların bazıları anlatımdan hoşlanmayabilir. Fatih Sultan Mehmet; zalim, kibirli bir imparator gibi anlatılmış. Savaştan önce Fatih’in üç yıllık barış anlaşması yapıp daha sonra bozduğunu anlatmış. Açıkçası bunun doğruluğu hakkında bir bilgim yok. Araştırmak lazım, bilen varsa bilgilendirebilir. Hatta çok duyduğumuz, bildiğimiz bir o kadar doğru olan bir sözü var Stefan Zweig’ın: “Savaşa hazırlanan bütün diktatörler hazırlıklarını tamamlayana kadar sürekli barıştan söz eder.” Bu sözü tam da bunun üzerine söylüyor, Zweig. Hikayelerin hepsinden bahsetmek biraz zaman alacak o yüzden dikkatimi çekenlerden bahsedeyim. Waterloo Savaşlarının nasıl kaybedildiğini (Dünyanın yazgısını belirleyen an), Eldorado’nun keşfini, telgrafın icat edilip nasıl okyanusu aştığını(Okyanusu Aşan ilk Söz), Wilson’un barış ilkelerini yazdığı süreci, barışı sağlamak isterken nasıl sağlayamadığını anlatmış. Goethe’den Dostoyevski’den de anlar mevcut. Benim en çok etkilendiklerim; “Bir Gecelik Dahi”, “Mühürlü tren”, ve “Cicero’’ydu. “Bir Gecelik Dahi”de Fransız devrim marşını yazan Rouget’in daha marş söylenmeye devam ederken devrime karşı devrim yapanlarca nasıl yargılandığını anlatan bir hikayeydi. “ Mühürlü tren” ise Tolstoy’un evden kaçıp İstanbul’a doğru yola çıkarken nasıl can verdiğini anlatıyor. Son olarak da Ünlü Roma hukukçusu, filozof, insanlığın ilk avukatı olarak anılan Cicero’nun kısa biyografisi gibi olan, Cicero’nun adalet daha doğrusu Roma’da cumhuriyetin bozulmaması için nasıl uğraştığını, neler yaşadığını ve en sonunda nasıl bu uğurda öldüğünü anlatan hikaye “Cicero”yu çok beğendim. Cicero’nun kılıcı vurmaları için başını uzatmadan önce söylediği sözleri söyleyip bitireyim. “Ölümlü olduğumu hiçbir zaman aklımdan çıkarmadım.” (Fakat katiller felsefe dinlemek istemezler.)
İnsanlığın Yıldızının Parladığı AnlarStefan Zweig · Can Yayınları · 20166,8bin okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.