·507 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Nisan 2020 01:24 İnanılmaz bir özenle okuduğum bu kitabı bitirdiğim için gerçekten çok huzurluyum. Başta çevirisine olan güvenim sonrasında işlenen meselelerin bugüne kadar okuduğum Freud'un kitaplarını toparlayacak ve düzenleyecek şekilde olma niteliği beni çok sevindirdi. Freud'un öne sürmüş olduğu kavramlar öncesinde oldukça havada kalıyordu. Elbette okulda basitçe anlatılan şeyler vardı ama Freud'dan sonra gelenlerin yaptığı kuramsal düzenlemelerdi aslında onlar. En basitinden Freud "süper ego" diye bir kavram kullanmak yerine "Egoyu düzenleyen" gibi ifadeler kullanıyor. Bu da okuldaki öğretinin oldukça basite indirgenmiş olduğunu, çok da Freud'la alakalı olmadığını göstermiş oluyor bize. Bu yüzden onu okumak, onun hakkındaki şeyleri dinlemekten çok daha önemli. Önemli olmasının yanı sıra faydalı da.
Bu kitap Freud külliyatına giriş niteliğini taşıyor. Düşlere, nevrozlara, anksiyeteye, histeriye, sağaltıma, aktarıma dair birçok taslak edinmiş oluyorsunuz. Sadece bir sınır çizmek gibi düşünmeyin, ciddi anlamda doyurucu bilgiler ediniyorsunuz. Bu kitabı okuyacak olan Psikoloji ya da PDR öğrencilerine ufak bir uyarım semptom gibi bir kelimenin olmadığı yönünde olacak. Zaten Türkçesinin belirti olduğunu biliyorsunuzdur. Bu çeviride de o şekilde ifade edilmiş. Çok farklı bir kavrammış gibi gelmesin diye söylemek istedim. Okullarda genelde bir hastalığın semptomu şeklinde işleniyor.
Okurken kitabın sayfalarının kenarlarına alacağınız küçük hatırlatma notları, altını çizdiğiniz kısımlar çok önemli olacaktır. Kitabı adeta 2-3 kere okuma etkisi veriyor. O yüzden bolca not alıp bolca düşünün. Ben bu kitabın ikincisi olan Yeni Giriş Konferansları'na geçeceğim. En yakın zamanda ona yönelik düşüncelerimi de aktarırım.
İyi okumalar!