Dr. Yalom, kitabı yazarken 84 yaşındaydı. Yaşının da verdiği etkiyle ‘Ölümün ne ifade ettiğini’ ve ‘Nasıl güzel ve anlamlı bir yaşam sürülebilir’ sorularının cevabını yine psikoterapi yaptığı 10 vaka ile arıyor kitabında. Özellikle terapist okuyucuları için hastalara rehberlerle ya da tekniklerle değil, hümanist bir biçimde hastayla bağ kurarak yaklaşmanın önemini de anlatıyor.
‘Psikoterapi öyküleri’ son yıllarda çok moda oldu. Piyasada birçok kitap var. Ben her gördüğümü alıp okuyorum. Bana sanki bir psikoterapist gibi insanlara karşı her zaman açık ve dürüst olmamı pekiştirdi diyebilirim. Ayrıca zamanla hem insanların bazı anlayamadığım davranışlarının sebebini daha iyi anlayabildiğimi keşfettim. Kendimde hekim olduğum için yaralı ve hasta insanlara nasıl davranmam konusunda da bana kesinlikle faydası oldu bu tür kitapların. Bir insanı depresyona sokan ya da en azından ‘kafasını bozan’ yine başka bir insandır. Yani birçok psikolojik bozukluk insan faktörüyle ilgili. Bu yüzden ‘insan kavramını’ çözümleyip, bazı sorunların çaresine bakmada bu kitapların faydası olduğunu düşünüyorum.
Bu kitap bir roman değil. Üstelik vakalar çok ilginç ya da ağır vakalarda değil. Yani konuya ilginiz varsa 2-3 günde okunur. Ama diğer türlüyse ilk okunacak kitaplardan olmadığını belirtmek isterim.