9/10
·566 syf.··
2020 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 11:58
Kitabımız 1800'lerden 1400'lü yıllara sanki görüyor,sanki orada da yaşıyor,Fransa'nın katedralleri arasında dolaşıyor ve karakterlerin kalplerinin içine bakıyormuşçasına yazan bir kalemin bakış açısıyla başlıyor.Paris'in o dönem yaşantısı,mekan tasvirleri,sosyal ve ekonomik itibarlarına değin çok detaylı ve bölümleri kapsayan betimler ve tasvirler okuyor biraz daha vakıf olabiliyoruz sevgili Hugo sayesinde kitaba ve olayların ardından karakterlerin bakış açısına.Kendi açımdan konuşmak gerekirse bu tasvirler her ne kadar bana kitabı anlamam konusunda yardımcı olsa da belki de bu denli bir betimlemeye alışık olmadığımdan bu sayfalarda kayboldum dostlar.Öyle ki 200'lere değin kitabın atmosferine adapte olamamış,karakterlerin düşüncelerine,hislerine vakıf olamadığımı hissetmiştim.Yine de her açıdan sabredip okumanıızı tavsiye ediyorum bu sayfaları.Çünkü özellikle geçmiş yıllarda okuduğum Sefiller ve Bir İdam Mahkumunun Son Günü'nden bunun yazarın genel olarak kitaplarına yer edinmiş tarzı olduğunu anladım.Ben de yazarın kitaplarını okumaya devam ettikçe bu betimleme tarzına alışacağımı umuyorum. Kitap Quasimodo'dan bahsediyor.Halk tarafından bebeklikten itibaren,çirkin,lanetli atfedilmiş,hırpalanmış,hor görülmüş ve bunun nezdinde kendi de hırçın bir genç olup çıkmış kambur,bir gözü görmeyen,kulakları işitmeyen karakterimiz.Ama sadece Quasimodo değil bahsedilen.Onu bulduğu ilk günden itibaren tabiri caizse görünmez bir babalık görevi üstlenmiş ve şimdi bildiği ve hayatını idame etmesine yardımcı olan pek çok şeyi öğreten,öğretmekle kalmayıp ona Notre Dame'da bir ev açan,gençlik yıllarını çalışmakla,daha iyiye ulaşmakla geçiren,belli ve değişmez ilkelere sahip soğuk ve anlaşılmaz başdiyakoz Claude Frollo'dan da bahsediyor.Paris caddelerinde keçisiyle dolaşan,dolaştığı caddeleri bir sahneye çeviren,işte buralarda yer yer dans edip para kazanan,yer yer akıllı keçisi sayesinde insanları şaşkına çeviren,hayran bakışları üzerinde toplayan Esmeralda ve çapkın çapkın olduğu kadar yakışıklı ve güçlü atfedilip,Paris sokaklarında genç kızların sevgilisi konumuna gelmiş Phoebus'dan da bahsediyor kitap.Bunun dışında pek çok isim geçmekle birlikte bunların arasındaki ilişkiler ve bu ilişkiler ardında karakterlerin düşüncelerini okuyoruz. Ortada pek çok zıt karakter ve güçlü duygusal çekimler var.Biri uzun sohbetlerin ve kahkahaların adamı Phoebus,biri gölgelerin arasına gizlenmiş soğuk kalpli Frollo.Biri de aşkı adına fedakarlıkları vermeye hazır,o mutlu olacaksa uzaktan izlemeye razı gelmiş Quasimodo.Frollo için tüm bunlar yıllar boyunca kurduğu imajını yıkamaya yeten,aynı anda hem nefret edip paçasını kurtarmaya çalıştığı hem de kurtulamadığı ve dönüp dolaşıp bu duygunun pençeleri arasında kendini bulduğu bir aşktı.Aynı zamanda tam bir 'benim olmuyorsa kimsenin olmasın' düşüncesi hakimdi duygularına ve bu uğurda her şeyi yapmaya hazır,kararlı bir adamın gelişimini okuyorduk sayfalarca. Quasimodo'nun aşkıysa Esmeralda'nın onun için gösterdiği tek bir mimiğin,tek bir güzel söz ve hoş bir bakışın bile ona yeteceğini ve aslında yıllarca dışlanmış bir karakterin tüm bunlara ne kadar aç olduğunu gözler önüne seren fedakarca bir sevgiydi. Phoebus için aşk demek istemiyorum.Ancak diğer bir yandan Esmeralda'nın hislerinin gerçek olduğu ve onun için fedakarlıklar yapağı aşikardı.Doğruyu söylemem gerekirse kitap boyu en tiksinerek okduğum sayfalar bunlar oldu.Özellikle Phoebus'un Esmeralda'yı bu kadar bariz bir şekilde kullandığını görüyorken Esmeralda'nın hala ve sonuna kadar Phoebus'u sayıklaması,düşünmesi,merak etmesi beni çılgına çevirdi.Bu yüzden bu karakter hengamesinde hiçbir karaktere tam olarak bağlanamamakla birlikte Quasimodo'nun belli davranışlarının halk etkisiyle oluşturulduğu düşünülürse Quasimodo karakterini okumak benim için oldukça farklıydı. Kitap tüm bunların ardında dönem Paris'indeki sınıf ayrımlarına trajikomik bir şekilde değiniyor ve bizleri mizahi sayfaların ardında sorgulatıyor.Bazı alıntılar beni bir düşünme sürecine götürdü,bazen belli betimlemeleri yeniden okudum ve hissetmeye çalıştım olanları.Pek çok zıtlığı ve insanın belli durumlar altında ne raddeye gelebileceğini gösteren çok gerçekti bir kitaptı. Yine de ilk sayfalarda pek alışamadığım olay örgüsü bana gelecekte bu kitabı yeniden okumanın kapılarını açtı.Aslında sadece bu kitap için değil,klasiklerin her okunduğunda geçen zamanın ve gelinen yaşın olgunluğunun ve tecrübesinin etkisinde farklı getirileri olduğundan,alıntıları algıyışlarımızın değişebileceği gerçeğinden ötürü aslında farklı farklı zamanlarda daha öncesinde okuduğumuz klasikleri yeniden okumak bize çok şey kazandırır diye düşünüyor ve önerdiğim kitaplar arasına yenisini ekliyorum.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.