Puan vermedi·688 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Nisan 2020 17:02 "Yeter ki yaşasındı, sırf yaşasın!
Nasıl olursa olsun... ama yeter ki yaşasın!"
Kendisinden hiç ama hiç beklenmeyen bir cinayeti işlerken aklında ne olduğunu belki kendi kendine bile açıklayamıyordu Raskolnikov.. kendince teorileri, planları, bir ahlâk anlayışı ve belki de bir kahraman olma, topluma faydalı bir iş yapabilme özlemi vardı.. ancak cinayet sonunda bu şekilde hissedeceğini, böylesine histerikli bir hasta olabileceğini bilseydi belki de kendini akan sulara bırakır ama yine de o baltayı hiç almazdı.. belki hayalinde bile öldürmezdi kocakarı ile kardeşini..
Ve en garibi cezasını çekerken hissettiği pişmanlık ve öfke; sadece teslim olma güçsüzlüğünü göstermiş olmasından ötürü kendisine idi..
Dostoyevski'nin bu uzun anlatımlı şaheserini sıkılmadan, Raskolnikov'un hislerini anlamaya çalışarak okumanız temennisiyle..