·280 syf.····Okunma: 25 Nisan 2020 18:11 Ahhh Zeze ! Kendi küçük hayal gücü devasa olasan çocuğum. Ben seni ve hayallerini okurken bazen bunları o kadar karıştırdım ki ama yine de müthiştin ve bir o kadar da hüzünlüydün. Yaşamdan bıkmış ama bir o kadar da yaşama isteği duyan bir çocuk. Yüreğinde bir baba sevgisi arayan , çocukluktan ergenliğe girmiş haliyle karşımızda duruyor Zeze. Artık yaramazlıklarının azaldığını ve gerçek nesnelerin hayatın içine girmeye başladığını görüyoruz. Evlatlık verildiği ailedeki yoksunluk hissi ve bunu azaltmak için tanıştığı kurbağayı yüreğine taşıyıp koyması. Daha doğrusu onun yüreğini yemesine izin vermesi. Bildiğimiz Zeze ve hüznü...
“İnsan yüreğinin acımadığı söylenir ama benim yüreğim çok acıyordu.” derken ne kadar da haklıydın. Her satırı yine yaramazlık ve duygu dolu bir kitap.