Henüz teknolojinin olmadığı, atlarla ulaşım sağlandığı ve insanların birbirine telgraf gönderdiği zamanlarda geçiyor romanımız. Carol’un küçüklükten beri kurtulamadığı bir hastalığı vardır. Zaman zaman kendinden geçer, nabzı ve kalp atışları o kadar yavaşlar ki onu muayene eden bir doktor öldüğüne karar verebilir. Bu hastalığını bilen kişi ise sadece kocası ve eski sevgilisidir. Kocası, Carol’un servetine konmak için bayıldığı bir gün herkese onun öldüğünü duyurur ve cenaze işlemlerini başlatır. Çok uzaklarda bulunan ve polis tarafından aranan eski sevgilisi ise Carol’u kurtarmak için zorlu bir yolculuğa çoktan çıkmıştır.