Puan vermedi·300 syf.····Okunma: 25 Nisan 2020 18:48 Iris Murdoch'ı kendi hayatından bahsedildiğini sonradan öğreneceğim, rastlantı sonucu izlediğim bir film ile öğrenmiştim. Oldukça duygusal ve güzel bir biyografik filmdi. Sahaflarda dolaştığım bir vakitte, üzerinde bu ismi - Iris Murdoch- görüp alma isteğimin doğduğu Kumdan Kale kitabını okudum. Muhtemelen, bir yazarın okunması gereken ilk kitaplarından değildi bu kitap, ancak en azından kendisinin eserlerini okumaya başlayabilmiş olmama seviniyorum. Ancak yine de, sizin, kendisinin daha bilindik diğer eserlerini okumanızın daha yerinde ve tatmin edici olacağını düşünüyorum.
Kitaptan kısaca bahsetmem gerekirse; bir okulda öğretmen olarak çalışan bir baba, evhanımı olarak nitelendireceğimiz bir anne ve iki çocuk üzerinden kuruluyor hikaye. Anne ve baba arasındaki uyumsuzluk, iletişimsizlik, bıkkınlık, bir tarafın zaman içinde evlilik kurumunda asimile oluşu ve kendini, duygularını bulmaya çalışma süreci... Kitap içerisinde bu duyguların bir kişide yaratabileceği muhtemel iç sıkıntısını kendimde hissettim. Ebeveynlerin kendilerini yeterince ifade edemeyişleri, zaman içerisinde hem hayat hem birbirleri tarafından tüketilmelerinin getirdiği o buhran en çok da çocukları etkiliyor ve arada bırakıyor. Hiçbir duruma müdahale kabiliyeti olmayan o küçüklerin kendi iç dünyalarında yarattıkları kaoslar, içlerindeki gururun, kibrin yarattığı o buğu nedeniyle göremeyen ebeveynler hasebiyle uzun bir süre dinmiyor, dindi sanılan kaslar ise beraberinde ciddi enkazlar bırakıyor. Kitaptan çıkardığım en güzel sonuç, sanırım, insanın kendi tutkuları ve arzularından vazgeçmemesi, mevcut evliliğin saygı ve sevgi çerçevesinde yürütülmesi, aradaki mevcut sorunların çocukları etkilememesine özen gösterilmesidir.