10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2020 23:51
Bir anda o kadar çok gündeme geldi ki uzun süre hiç okumak istemedim. Bir anda çok tutulan şeylere karşı fobim var gibi, bu benimle alakalı. Ama artık vakti geldi dedim ve aldım elime. İyi ki de almışım. Konusu, 21.yüzyılda hemen hemen hepimizin tattığı farklı senaryolu aşk acılarından biri. Pek de farklı bir konu değil aslında. Ama hani deriz ya, "Ben de aynı şeyleri yaşamışım ama o daha güzel anlatmış,söylemiş." İşte edebiyat dediğimiz şey. Kitaptaki; göre göre, bile bile gelmesine izin verilen bir aşk acısı. Romanda sadece aşk acısı yok, Werther'in zamanla dünyaya karşı değişen düşünceleri, çevresini algılayışı, insanları sorgulayışı, sanata bakışı.. vs karakterin bir çok yönünü gösteriyor bize yazar. Bu da onu tam anlamıyla yaşamamıza, anlayabilmemize olanak sağlıyor. Kitabı okurken sürekli Werther'la konuşmak istedim. Bu yüzden kitabın bir çok yeri notlarla doldu. Hayat da bu kitapta hissettiğim gibi. Başkalarına her konuda teselli verebiliyoruz, iş kendimize gelince Werther gibi sıkışıp kalıyoruz. Tıpkı kitapta kendiyle aynı kaderi paylaşan bir çıkış noktası bulamayıp cinayet işleyen o çiftçiyle olan muhabbetleri gibi. Sonrasında Werther'in sonu da ne yazık ki o çiftçiden iyi olmuyor, hatta daha da kötüsü. Bir ara kitaptaki tüm yerleri alıntılayıp atacağım sandım. Özellikle 'yazgı' ile ilgili olan kısımlar -kaderimiz, alın yazımız- tekrar tekrar okunmaya değer. Goethe, okurdan Werther'in çektiği acılardan etkilenerek onun kaderine ağlamasını istemiş. Yaşamayan insan da yaşamış kadar olur diye düşünüyorum. Öyle anlamlar, tasvirler, konuşmalar... Ve kitabın içinde kendimi ne kadar çok buluyorsam, o kadar çok beğeniyorum. Sizin de kendinizi bularak okumanız dileğiyle, keyifli okumalar.
Genç Werther’in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Can Yayınları · 2020150,1bin okunma
·
7 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.