·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Mayıs 2020 20:36 SARSINTI
Sevgili Barış İnce'nin sarsılmadan okuyamayacağınız 120 sayfalık kitabı Sarsıntı harika. 2019 Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülünü almayı başaran Barış İnce’nin kalemine hayran olmamak imkansız.
Sevgili Haydar Ergülen yazısında Sarsıntı için " Susma, sustukça sıra sana gelecek!’ şiarını hiç kullanmadan, susmanın yarattığı sonuçları göstermesi...." bakımından önemli bir eser olduğunu belirtmiş.
Toplumdaki bozulma, değer yargılarının dejenere olması,tarikatların iç yüzü, tarikatların hırpaladığı çocuklar gibi sizi derinden sarsarak olayları ajite etmeden dosdoğru yazmış İnce.
Süleyman hikayesi (s32), Kırıntı Adam hikayesi (S, 49), Ahmed Mudassir kıssası(S. 62) gibi anlatılara da yer veren eserin kurgusunu varın siz tahmin edin.
Eser bir ada hikayesi diyebiliriz. İsimsiz Adada, karakterimiz Levent'in devraldığı Kandiye Meyhanesine gelen arkadaşlarının geçmişle hesaplaşmaları, birbirleriyle yüzleşmeleri, yeri geldiğinde saçmalamaları, içine düştükleri durum yoğun bir anlatımla kaleme alınmış.
"Biz Adalılar yaşamımız boyunca bir ışığın bizi izlediğini düşündük durduk." s. 50 diye geçen adanın ortasındaki fener herkesin hayatına gözleyen bir metafor gibi karşımıza çıkar. Piramitin tepesinden hep aynı açıyla bakan Firavun'un gözü olarak kitapta yer alan fener olaylara tanık bir varlık olarak kurguda yerini almıştır.
"Şeyh, horoza ilelebet dişisine hizmet görevi vermiş, ikisinin de kesilmesini yasak etmiş. O günden beri Mudassir'in takipçisi olduğunu söyleyenler kanatlı eti yemez, ellerine boyunlarına safran kolonyası sürerlermiş." s. 64 felsefesiyle ortaya çıkan Bulgurcular tarikatının ada halkı üzerindeki etkisi güzel aktarılmış.
Eserin her bölümünden sonra Levent'in günlüklerine de yer veriliyor.
12 Eylül 2015 tarihli günlükte ise "Depremin yıldönümünde anma yapıldı, Rum mahallesindeki otoparkın orada." s69, ifadesiyle kitapta deprem diye anlatılanın 12 Eylül Cuntası olduğu okuyucuya kavratılıyor.
S. 85 "Sustunuz... Uzunca bir süre sustunuz. Niye böylesiniz? Böylesiniz işte. Sevdiğini hiç bağıra bağıra söylememişler gibisiniz. Haksızlık görünce dili tutulmuşlar gibi... Suskun. Bedeni huzurda namaza durmuş, kafası başka yerde münafıklar gibisiniz. "...
Eserin sonu ise gerçekten sarsıcı. Covit19 yüzünden hazır evdeyken bu zamanları kaliteli kitaplarla değerlendirelim dostlar...